Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda yaptığı değerlendirmelerde, ülkede hak kazanmadan kendisini aydın diye ilan edenler olduğunu belirterek Dolayısıyla aydınlarımızın yine ideolojik düşüncelerle veya psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle kalkıp da oy vermemeye teşvik etmek, vatandaşları ya da boş oy vermek gibi bir takım bu milletin hayrına yararı olmayacak gösterileri doğru bulmuyorum. Herkes elini vicdanına koymalı dedi.
Aralarında, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile İl Başkanı Nihat Çuhadarın bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyeti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanlığına bir ziyaret gerçekleştirdi. Bir bölümü basına açık olan ziyaret sırasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Türkiyede ilk defa halkoyu ile seçilecek olan Cumhurbaşkanlığının fevkalade önemli bir konu olduğunu anlattı. Ortadoğu coğrafyası ile Pakistan ve Afganistandaki gelişmeleri anlatan ve değerlendirmelerde bulunan Büyükerşen, Çok önemli bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yapacak Türk halkı. Türk haklı bu seçimde oyunu kullanırken bugün yaşayanların yanı sıra gelecek kuşakların torunlarının ve çocuklarının da geleceğini belirleyecek. Eğer Türkiye, Ortadoğu ülkeleri içerisinde konumu itibariyle onlardan çok farklı. Güçlü, huzur içerisinde, kalkınmaya hazır kendisini saygın bir dünya devleti, saygın bir halk olarak tanınmak istiyorsak mutlak suretle bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde yediden yetmişe seçmen statüsünde olan, seçmenlik hakkını elde etmiş herkesin mutlak suretle sandık başına gitmesi lazım. Şimdi bu seçimlerde Türkiye uygar batı ülkeler gibi çağdaş bir ülke, yoksa Ortadoğunun karışık herkesin televizyonlarda gazetelerde gördüğünüz kargaşanın içerisinde, suikastların içerisinde, bombalamaların içerisinde, insan kafasını kesen, büyük bir hareketlilik içinde ülkelere şehirlere saldırdığı Ortadoğuya benzer bir ülke olmasını isteyeceksiniz. Verilecek oylar bunu tayin edecektir dedi.
Konuşmasında, MHP ve CHPnin ortaklaşa seçmiş olduğu ve de YSKya aday olarak başvurduğu Ekmeleddin İhsanoğlunun ülke insanları tarafından pek tanınmadığını, tanıyanların sayısının ise bir hayli az gözüktüğünü ifade eden Büyükerşen, konuşmasını şöyle sürdürdü;
TÜRKİYENİN GELECEĞİ BU CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE BAĞLIDIR
Şimdi tanınmaya başladı. Ama öyle koşullar içerisinde yarış yapılıyor ki Başbakan Başbakanlıktan istifa etmem diyor. Bu seçimde bunların etkili olmasına karşılık ben Türk halkının basiretini kullanarak oyunu Ekmeleddin İhsanoğlundan yana kullanacağını, onu tercih edeceğini düşünüyorum ve inanıyorum buna. Çünkü Türk milletinin geleceğini de bu seçim belirleyecek. A partisi B partisi onun adaylarını seçim meselesi olmaktan çok daha önemlidir. Bunun böyle bilinmesi lazım. Ekmeleddin İhsanoğlu bir diplomattır. En önemli tarafı da budur. Diplomatlığının önemi diğer diplomatlıklardan farklı olarak şuradan kaynaklanıyor. Etrafımızı çeviren Ortadoğuda birbiri ile didişen, hiçbir zaman huzur bulamayan emperyalizmin pençesi altında inleyen, petrolleri nedeniyle inleyen ve birileri ile devamlı savaş halinde olan Arap ülkelerini çok iyi bilen ve tanıyan bir insandır. Keza bu ülkelerdeki devlet adamları da Ekmeleddin beyi bilmekte ve tanımaktadırlar. Çünkü kendi aralarındaki savaşların sona ermesi kendi aralarındaki anlaşmazlıkların giderilmesi için onu seçerek görevlendirmişlerdir bütün İslam Konferansının Genel Sekreterliği gibi önemli bir göreve getirmişlerdir. Ekmeleddin İhsanoğlu, bu vasıflarıyla aynı zamanda Birleşmiş Milletler tarafından da çok iyi tanınmakta Avrupa ülkeleri, okyanus ötesi ülkeler, Asya ülkeleri, Uzakdoğu ülkeleri hepsi tarafından çok iyi tanınan sözü basireti, bilgisi ve yetenekleri olan bir insandır. Ben Ekmeleddin İhsanoğlundan yana rahat rahat gönül ferahlığıyla vatan borcunu eda edercesine oy kullanacağım. Neden vatan borcu diyorum hakikaten Türkiyenin geleceği bu Cumhurbaşkanlığı seçimine bağlıdır.
DOĞRU, İSABETLİ BİR TERCİH YAPMIŞLAR
Büyükerşen, konuşmasının bir bölümünde gençlere, yetişkinlere aydınlara hitap etmek istediğini anlatarak, Özellikle kendini aydın sayan aydınlarımıza. Hakikaten aydınlarımızın içerisinde kendisini aydın saymaya hak kazanmış olanlar var. Hak kazanmadan kendisini aydın diye ilan edenler de var. Bunlar Türkiyenin bu günlere gelmesinde çok önemli bir aşamada. Yetmez ama evet oyu kullanarak Anayasa referandumuna evet demek suretiyle bugünkü iktidara bugün kurtulmak istediğimiz yetkileri verdiler. Oradan kaynaklandı bunların hepsi. Hükümet her ne kadar aksini iddia etse de kendisi söylüyor. Ben terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım. Ona da karışacağım, her şeye karışacağım. Bu mu Türkiyenin istediği? Dolayısıyla aydınlarımızın yine ideolojik düşüncelerle veya psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle kalkıp da oy vermemeye teşvik etmek, vatandaşları ya da boş oy vermek gibi bir takım bu milletin hayrına yararı olmayacak gösterileri doğru bulmuyorum. Herkes elini vicdanına koymalı. Şu içinde olduğumuz coğrafyada yaralı, ateşlileri bir görmeli. Türkiye bir Ortadoğu ülkesi olamaz. Olsa olsa Ortadoğuda konuşlanmış olan dinciliği kullanan Arap ülkelerine oradaki insanlara da örnek olup onları da bizim gibi uygar, demokrat ve hukuk devletinin ağırlıklı olduğu bir rejime gitmelerine onları özendirmek durumundayız. Ben bu açıdan Ekmeleddin İhsanoğlu konusunda tercihimi koyduğumu buradan açıkça ilan ediyorum. Bütün öğrencilerime, bütün Eskişehirlilere sandığa gittikleri zaman tüm bu düşüncelerle elleri vicdanlarında rahatlıkla Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu lehine oylarını kullanmaları gerekir. Bunun önemli bir tarafı da şudur. İki büyük muhalefet partisi CHP ve MHP ilk defa Türkiyenin rejimi konusunda bir ortak düşünceye bir ortak harekete ellerini uzatmışlar, anlaşmışlar ve ilan etmişlerdir. Biliyorum ki her iki partide Cumhurbaşkanı adayın gösterebilecek pek çok insan vardır yüzlerce insan vardır. Ama iki parti de çok iyi tercih yapmışlardır. Doğru, isabetli bir tercih yapmışlardır. Ben Eğer Sayın Kemal Kılıçdaroğlu veya Sayın Bahçelinin yerinde olsaydım önüme gelen insanlar arasında Ekmeleddin İhsanoğlu nu aday göstermeyi müzakereler sırasında önerirdim dedi.
TEŞKİLATLARIMIZLA BİRLİKTE EN İYİ SONUCU ALACAĞIMIZA EMİNİZ
MHP İl Başkanı Ayhan Sezer ise, konuk CHP heyeti için Kendilerine hoş geldiniz diyorum, şerefler verdiniz diyorum diyerek başladığı konuşmasında, Bu Cumhurbaşkanlığı seçimleri ülkemiz için ve Türk milleti için bir dönüm noktası olacaktır. Türk milleti birleştirici, bütünleştirici, halkını ötelemeyen, Türk milletinin değerlerine saygılı bir adayı yoksa Türk milletini sen veya ben, öteki veya beriki diye kutuplara ayıran bir kişiyle veya grupla mı beraber olacağına 10 Ağustosta karar verecek. Eskişehirde de bütün çalışmalarımızı 10 Ağustosa göre hazırladık. Teşkilatlarımızla birlikte en iyi sonucu alacağımıza eminiz şeklinde konuştu.
ÜLKEMİZDE EL ELE VEREREK BU AYRIŞMAYA SON VERECEĞİZ
CHP İl Başkanı Nihat Çuhadar da, Öncelikle MHP teşkilatına bizi kabul ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Ülkemizde birçok ayrışmalar oldu. İnsanların hukuk ve demokrasiye güvenlerini yitirdiği bir ortamda, CHP ile MHPnin çatı aday adı altında toplumsal mutabakat sağlaması ülke adına övünç verici, gurur verici bir olaydır. İnanıyorum ki ülkemizde el ele vererek bu ayrışmaya son vereceğiz. Ülke sınırlarına baktığımız zaman görüyoruz ki, insanlar Kürt, Alevi, Sünni diye büyük bir ayrışma noktasında. Biz eğer bu mutabakatı sağlamazsak ben inanıyorum ki buradaki olaylar en kısa zamanda ülkemize de sıçrayacak. Ama biz ele el verip birlikte olursak, sağladığımız bu toplumsal mutabakatta Cumhurbaşkanlığında da belirlediğimiz adayı başarıya ulaştırırsak, ben inanıyorum ki Türk halkına büyük bir hizmet etmiş olacağız. Ben bu anlamda MHP ile birlikte, bize destek veren diğer partilerle birlikte bu işi başaracağımıza inanıyorum. Tekrar CHP il teşkilatına teşekkür ediyorum dedi.
KURTTAN İLGİNÇ VE İDDİALI BİR YORUM
Ziyarete katılan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise, konuşmasında ilginç ve iddialı bir yorumda bulundu. Kurt, Öncelikle, 1980de sayın Ecevit ile Demirel anlaşabilseydi 12 Eylül olmazdı. 12 Eylül olmadığı zaman da Türkiye çok farklı bir yerde olurdu. Bugün 12 Eylülden daha kötü bir felaketi önlemek için iki parti uzlaşmıştır. Biz yerel örgütler olarak çatı adayın, Sayın İhsanoğlunun kazanması için elimizden gelen bütüt çabayı göstereceğiz. Burada hiçbir partinin cumhurbaşkanın seçmiyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanı olacak herkesi temsil edecek bir kişiyi oraya getirmek istiyoruz. Tüm halkımızın da bu doğrultuda iyi niyetle bize katkı sunacağına inanıyorum diye belirtti.
Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Tüm haberler yüklendi.
Haber yüklenirken bir hata oluştu.


Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın