İnegöl Ertuğrulgazi Derneği tarafından Cumartesi akşamı Sani Konukoğlu Konferans Salonunda ‘Geçmişten GünümüzeBalkanTürkleri’ konulu panel düzenlendi. Panelde Makedonya Türk Hareket Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Adnan Kahli, Rumeli Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Sami Toraman, Kosova Türk Aydınlar Ocağı Başkanı Ferhat Derviş ve Bulgaristan Alev Dergisi sahibi ve yazar Mehmet Alev söz aldı.
 
ASİMİLASYON VAR
 
Programın açılış konuşmasını yapan İnegöl Ertuğrulgazi Derneği Başkanı Cafer Atan, bir yıldır dernek yönetiminde olduklarını hatırlatarak: “Bizler güzel ve farklı şeyler yapmaya çalışıyoruz. Halkımızı bilinçlendirecek, onları aydınlatacak, tarihimizi ve kültürümüzü anlatabileceğimiz faaliyetler yapmanın uğraşı içerisindeyiz. Daha önce Hocalı Soykırımıyla ilgili bir konferans düzenlemiştik. Bugünde Balkanlarla alakalı İnegöl’de bir eksiklik hissettik. Balkanların İnegöl’de fazla anlatılmadığını, tarihimizin fazla anlatılmadığı, bugün yaşananların konuşulmadığını, düşünülmediğin gördük. O sebeple bu programın yapılmasına karar verdik. Programın yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bugün Balkanlar da çok büyük sorunlar var. Balkan Türkleri sıkıntılar içerisinde. Özellikle Türkçenin kaybolması ve asimilasyon sorunuyla karşı karşıyayız. Birlik, beraberlik sorunumuz var. Bunları panelimizde konuşacağız” dedi.
 
BALKANLAR TÜRKİYE’NİN SİGORTASI
 
Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise Balkan coğrafyasının gezdiğini aktararak şunları söyledi: “Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kosova, Makedonya, Bosna Hersek… Hepsinin ayrı bir önemi ve stratejisi var. Buralar bizi ilgilendirmez gibi bir gaflete düşmemek gerek. Türkiye Cumhuriyeti’nin sigortaları buralar. Dolayısıyla biz Balkanlar değince sadece örf adet ve aneneleri yaşamak, folklor gibi algıladık. Ama Balkanlar bu demek değil. Konuşulacak, anlatılacak çok şey var. Temennim ve ümidim odur ki dernek ve STK’ların olayın bu boyutunu da incelemesi. Ben olayın maddiyat, ekonomi boyutundan öte dinin kaybolması, inancın kaybolması ve maalesef nesillerin giderek örf, adetlerden uzaklaşması gibi sıkıntılarla karşı karşıyalar. Bir mum yakmak, ışık tutmak lazım. Bu söyleşinin de buna ışık tutmak adına yapılacak çalışmalar olduğunu düşünüyorum”
 
BALKAN DENİLİNCE BATI TRAKYA ANLADIK
 
‘Geçmişten Günümüze Balkan Türkleri’ konulu paneli yöneten Rumeli Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu da Balkan coğrafyasının 1800'lü yıllarda basılan yabancı haritalarda Türkiye veya Avrupa Türkiye'si olarak geçtiğini söyledi. Hıristiyan dünyasının Müslüman olanlara Türk gözüyle baktığını vurgulayan Pehlivanoğlu: “Balkanlar Osmanlılardan da önce bir Türk vatanı olduğu biliyoruz. Fakat Osmanlı devletini yönetenler gerekli desteği ve önemi vermemesi, Balkanlarda yaşayan Türklerin bir kısmının şahsi menfaatini düşünüp gerekli fedakarlığı yapmaması sonucu Balkanları kaybettik. Bugünde aynı hatalar yapılıyor. Anadolu coğrafyası üzerinde beynelmilel oyunlar oynanıyor. Birileri de siyasi ikballeri için bu oyunlara destek oluyor. Onun için milletçe uyanık olmalıyız. Balkanlardaki Türklerin uğradığı felakete uğramamalıyız. Türkiye'de Balkanlar konusundaki bir yanlış algıda Batı Trakya Meselesidir. Türkiye'nin Lozan'dan bu yana Balkan politikası Batı Trakya ve Batı Trakya Türkleri üzerine şekillenmiştir. Bu yanlış bir politikadır. Böyle olunca halkımız Balkan denilince Batı Trakya'yı anlamıştır. Halbuki Batı Trakya bizim dış politikamızda çok önemli bir unsur olmasına rağmen 550.000 kilometrekarelik Balkan topraklarında çok ufak bir yeri teşkil eder. Biz böyle bir yanlışa düşerek Balkanlardaki diğer Türk varlığını cumhuriyet tarihi boyunca ilgiden mahrum bıraktık”
“Batı Trakya ile ilgilenmemize rağmen Yunan tarafının bölgede yaşayan Türklere uyguladığı zulüm ve asimilasyon içeren politikalarının önüne geçemedik. Hem de Yunanistan'ın 1980 yılından itibaren AB üyesi olmasına rağmen. Bence her Türk evladı, Lozan Anlaşması ile Yunanistan'a rehin olarak bırakılmış olan Batı Trakya Türklerinin sorunları ile ilgilenmeyi bir görev saymalı ve bu görevi eksiksiz yerine getirmelidir. Onlar, bana göre bizim huzurumuz için orada esirdirler” diye konuştu.
 
PLANLI OLARAK YOK EDİLİYOR
 
Pehlivanoğlu, Balkanlar’a Türkler açısından bakıldığında hiçbir şeyin değişmediğini de söyledi. Türklerin planlı şekilde asimile edilmeye, yok edilmeye çalışıldığını ve Balkanlar’ı Türklerden arındırma yönelik çalışmalar yapıldığını ileri süren Pehlivanoğlu, şöyle konuştu: “Maalesef bu çalışmalar Türk ve İslam dünyası tarafından yeterince anlaşılmamaktadır. Türk milleti, Balkanlar’daki kardeşlerinin çektiği bu acıyı, zulmü, soykırımı fark etmemektedir.”