İHH İNEGÖL ŞUBESİNDEN EPSTEIN BELGELERİ AÇIKLAMASI
İHH İnsani Yardım Vakfı İnegöl Başkanı Turgay Demir, ABD merkezli olarak gündeme gelen ve kamuoyunda "Epstein belgeleri" olarak anılan dosyalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Demir, belgelerde yer alan iddiaların, yalnızca bireysel suçları değil, yoksul ve sahipsiz çocuklar üzerinden yürütülen küresel bir istismar düzenini ortaya koyduğunu savundu.
Açıklamada, Epstein belgeleri olarak bilinen dosyaların, uzun yıllara yayılan çocuk istismarı, kayıp çocuklar ve bu süreçte rol aldığı öne sürülen kişilerle ilgili yeni bilgileri gündeme getirdiği ifade edildi. Belgelerde yer alan iddiaların, özellikle dezavantajlı gruplardan çocukların hedef alındığı iddiasını güçlendirdiği belirtildi.
"SAHADAKİ TABLO BELGELERLE ÖRTÜŞÜYOR" İDDİASI
Turgay Demir, İHH olarak dünyanın farklı bölgelerinde yetim çocuklara, yetim ailelere ve yoksul topluluklara uzun süredir destek sağladıklarını belirtti. Demir, sahada karşılaştıklarını ifade ettiği tablo ile bugün gündemde olan Epstein belgeleri arasındaki örtüşmeye dikkat çektiğini söyledi.
Demir, birçok ülkede ailelerin çocuklarının kaybolduğuna dair sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili makamlara başvurular yaptığını, bu çocuklardan bir daha haber alınamadığını kaydetti. Bu durumun, açıklamaya göre, münferit vakalar yerine sistematik bir yapıya işaret ettiği öne sürüldü.
Açıklamada, "Bu belgeler, yıllardır sahada anlatılan acı hikâyelerin tesadüf olmadığını göstermektedir" ifadesine yer verildi. Yoksulluk, savaş ve sahipsizliğin, çocukların hedef haline getirildiği bir düzenin zemini haline geldiği savunuldu.
KÜRESEL SUÇ AĞI VURGUSU
İHH İnegöl Başkanı Demir'in açıklamasında, yaşananların münferit olaylar olmadığı, insan onurunu hedef alan küresel bir suç ağıyla karşı karşıya olunduğu iddia edildi. Çocukların korunamadığı, faillerin yıllarca dokunulmazlık zırhıyla hareket ettiği ileri sürülen düzenin, insan hakları açısından ciddi ihlaller içerdiği öne çıkarıldı.
Açıklamada, yetim ve kimsesiz çocukların farklı risklerle karşı karşıya kaldığı, bu çocukların istismar ağlarının hedefi olabildiği iddialarına dikkat çekildi. Demir, sahada çalışan ekiplerin, ailelerin kayıp çocuk başvurularına sık sık tanıklık ettiğini, bu başvuruların bir kısmında çocuklara ulaşılamadığını belirtti.
"YETİM ÇOCUKLAR EMANETTİR" İFADESİ
Demir, İHH'nın kurumsal duruşuna ilişkin değerlendirmesinde, yetim çocukların kurum açısından yalnızca yardıma ihtiyaç duyan bireyler değil, korunması gereken bir emanet olarak görüldüğünü ifade etti. "Bir çocuğun kaybolması, tüm insanlığın kaybıdır" ifadesi açıklamada yer aldı.
Açıklamada, yetim ve kimsesiz çocuklara sahip çıkılmaması halinde bu çocukların farklı suç örgütlerinin ve istismar ağlarının hedefi olma riskinin bulunduğu savunuldu. Demir, bu çerçevede, çocukların korunmasına yönelik ulusal ve uluslararası mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
ULUSLARARASI KAMUOYUNA ÇAĞRI
Turgay Demir, açıklamasının sonunda uluslararası kamuoyuna, insan hakları kuruluşlarına ve devletlere çağrıda bulundu. Epstein belgeleriyle gündeme gelen iddialar da dahil olmak üzere, çocuk istismarı ve kayıp çocuklarla ilgili tüm dosyaların şeffaf biçimde soruşturulmasını talep etti.
Açıklamada, bu dosyalarda adı geçen kişi ve yapıların hukuki süreçlere tabi tutulması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi gerektiği ifade edildi. Çocuk hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının, ulusal kurumlarla ve uluslararası mekanizmalarla işbirliği içinde çalışmasının önemine dikkat çekildi.
İHH İnsani Yardım Vakfı İnegöl Şubesi, açıklamada, mazlumların yanında yer almaya ve çocuk istismarı iddialarına karşı durmaya devam edeceğini belirtti. Demir, Epstein belgeleriyle gündeme gelen iddiaların, çocukların korunmasına yönelik mevcut düzenlemelerin ve uygulamaların yeniden ele alınması için bir fırsat oluşturabileceğini savundu.

Hah işte bizde tam onu diyoruz ülkemizde de merdiven altı cemaatler tarikatlarda da çocuklara tecavüz ediliyor..ne farkı var..birde bunları elestirseydiniz ya..milletin aklıyla dalga geçmeyin..bir kereden birşey olmaz diyen bakan vardı bu ülkede..