Konferans iki oturumda gerçekleşti. İlçemizdeki 7 İmam Hatip Ortaokulu katıldı. Hacer Salih Yıldız İmam Hatip ortaokulundan 170 öğrenci, Mahmudiye İmam Hatip ortaokulundan 80 öğrenci, Alanyurt İmam Hatip ortaokulundan 60 Öğrenci, birinci oturumda konferansı dinledi. Oturum sonunda Belediye Başkanı Alinur Aktaş da öğrencilere hitap etti.

ANNEME DUA EDİYORUM

Aktaş; “Önümüzde bir TEOG sınavı var. Bununla ilgili tüyoları Faruk kardeşimiz vermiştir. Faruk Bey, İmam Hatipten benim bir alt devremdir. Ben 87 mezunuyum, o da 88 mezunu, İİHMED Başkanı Ahmet Hocamız da 89 mezunudur. Annemin ısrar ile İmam Hatibe yazıldım. Benim okuyup imam olmamı isterdi. Ben o sebeple imam hatibe yazıldım yedi yıl okuduktan sonra eşit ağırlık olmam sebebiyle İktisat okudum. Tercihlerinizi İmam Hatip liselerinden değerlendirmenizi istiyoruz. Diğer liseler de tabii ki bizimdi ve ülkemize lazım olan liselerdir. Ancak bizim tercihimiz burasıdır. Şimdi anneme çok dualar ediyorum bizi İmam Hatibe kaydettirdiği için” dedi.

İkinci oturum Erdem Beyazıt İmam Hatip ortaokulundan 90 öğrenci, TOKİ Mehmet Akif İmam Hatip ortaokulundan 25 öğrenci, Alanyurt İmam Hatip ortaokulundan 60 öğrenci, Yenice Ali Şefika İmam Hatip ortaokulundan 32 öğrenci katılım sağladı. Encümen toplantısına gitmeden ikinci oturumun başında Belediye Başkanı Alinur Aktaş gençler benzer konularda açıklamalar yaptı.

KORKULMAMASI GEREKİYOR

Dr. Faruk Öndağ, kendini tanıttıktan sonra öğrencilerin sınav stresini yok edici cümlelerle başladı konferansa. TEOG sınavın zor olmadığını ve korkulmaması gerektiğini söyledi. Korkacağınız biz, anne babalar, öğretmenler ve arkadaşlardır. Bir Türk annesi nasıl davranır, bir Türk babası nasıl tavır takınır bir de Türk öğrencisi nasıl olur, anlattı. 

Örnek olaylarla, tecrübelerinden istifade ederek birçok güzel örneklerle devam ettirdi konuşmasını. “Biraz derslere asılmak” gerektiğini söyledi ve ekledi “diğer rakipleriniz yoruldu. Bahar yorgunluğu da vardır. Sizler bu arada hafif bir tempoyla kaç kişinin önüne geçeceğinizi bir düşünün. Şu iki hafta içinde gayretiniz sizi yükseltecektir” dedi ve devamla;

“Anne, derslerden yorulmuş evladını evde derse çalıştırmak için beklemektedir. Yarım saat dinlenme vaktini sabırsızlıkla bekler. 30,29,28… bazen gereksiz yere mutfağa geçer ama söylenir. Televizyon izlerken “seyret seyret yarın Teog’da da bundan sorulacak” deyip taciz eder. Bu tür tutumlar öğrenciye fayda vermez, onun inatlaşmasını sağlar.  Baba, akşam eve gelecek rahatlayacaktır. Ama mümkün değil. Anne, çocuğu babaya şikayet eder. Babası bir yan bakar ki dövse daha iyidir.  Bu tehdit bakışına iliştirilmiş bir cümle çocuğun kulağında patlar; “Ben, seninle şimdi değil sınavdan sonra görüşeceğim.”

Hz. Ali bir söz söylemiş; “Mazeret, insanın kendine söylediği en büyük yalandır.” Bu söz benim odamda masamın karşısında asılıdır” diyen Öndağ,  bununla ilgili örnekleri sıraladı. “Sınav senesi öğrencinin başına gelmedik kalmaz. Ama azimli insanlar tüm bu sorunları aşarak sınava hazırlanırlar ve başarılı olurlar” dedi.

Okul idarecileri “yapılan çalışmanın çok faydalı olacağını biliyoruz. Çünkü çocuklar büyük bir ilgi ile dinlediler” dediler.

Dernek Başkanı Ahmet Taştan ise şu açıklamayı yaptı. Dr. Faruk Öndağ abimize çok teşekkür ediyoruz. Zira yoğun çalışmaları arasında bizlere de yer ayırdı. Sabah Bursa’da 11. Sınıflarla yaptığı çalışmadan sonra İlçemizdeki ortaokul öğrencilerine böyle bir seminer verdiği için teşekkür ederim. Öğrenciler kadar öğretmenlerinde öğrenmeye ihtiyacı var dedik ve öğretmenlerimizi Hacer Salih İmam Hatip ortaokulu salonunda topladık. Onlara da öğrenme stratejileri üzerine çok tatlı ve akıcı bir çalışma yaptı. Bu ekstre çalışma için Kent Konseyi başkanı Haydar Cerrah’a okul müdürümüz Sabit Taş’a çok teşekkür ederiz, dedi.