Sinan Çuluk’un arşivinden derlenen bilgilere göre, İnegöl’de 1900’lü yıllarda Yahudiler yaşıyormuş. Bu bilgilere göre İnegöl’de yaşayan Gayr-i Müslimler ağırlıkla Yenice ve Cerrah bölgelerinde ikamet ediyorlarmış.
İşte Sinan Çuluk’un arşivinden derlenen o bilgiler;
Osmanlının başlangıcından itibaren İnegöl kâmilen Türk bölgesidir. Yenice-i Gayr-i Müslim ve Cerrah köylerine ilerleyen asırlarda yerleşen Ermeniler genel nüfusun %5-6’sı nispetinde bir cemaat oluşturmuşlardır. Buna karşılık ekmekçi, fırıncı, serbest meslek erbabı birkaç Rum görülürken hiç Yahudi nüfusuna rastlanmamaktadır.
TİCARET MAKSADI İLE GELDİLER
İkinci Abdülhamid devrinde yavaş yavaş ticaret maksadıyla İnegöl’e yerleşen Yahudiler, yirmi hane ve kırk-elli nüfustan ibaret bir cemaat meydana getirmişlerdir. Emlak ve arazi sahibi olmayan bu Yahudiler İnegöl’de Osmanlı ikamet düzenine göre “misafireten mukim” statüsündedirler.
HAVRA TALEP ETTİLER
Yahudi cemaati için çok önemli olan koç, antilop gibi hayvanların boynuzundan yapılan “şofar”a Osmanlılar “nefir” demektedirler. Senede iki defa Yom Kipur ve Roşaşana bayramlarında bu boynuzlar boru gibi üflenerek çalınmaktadır. İnegöl’de ticaret maksatlı yerleşik Yahudi cemaati, ibadet için yeterli sayıya kavuştuklarında İnegöl’de bir haneyi geçici olarak havra ilan etmek ve senede iki defa “nefir” çalabilmek için müsaade talep etmişlerdir.
BAŞVURUDA BULUNDULAR
Bu talep Osmanlıdaki farklı dinlerin işlerine bakan Adliye ve Mezahip Nezareti ile içişlerine bakan Dâhiliye Nezareti vasıtasıyla o zamanın Danıştay’ı olan Şura-yı Devlet’e havale edilerek çıkacak hukuki neticeye göre hareket edilmek istenmiştir. Şura-yı Devlet Yahudilerin İnegöl’de havra edinmeleri ve nefir çalmalarına izin verildiği takdirde ahalinin tepkisini, toplumsal bir kargaşaya sebep olup olmayacağı gibi hususları bizzat Hüdavendigar valiliğinden soruşturmuştur.
HAVRA’YA İZİN VERİLMEDİ
Müzakereler neticesinde bu cemaatin İnegöl’de yerleşik olmalarına rağmen şehrin asli unsurundan olmaması, emlak ve arazileri olmadığı, kasabada havra bulunmadığı, şimdiye kadar nefir sesi işitilmediği gibi gerekçelerle Yahudilerin taleplerini reddederek eskiden olduğu gibi Bursa’da ayinlerini icra etmelerinin uygun olduğuna karar verilmiştir.
İSRAİL’E GÖÇ ETTİLER
Abdülhamid devrinden sonraki zaman diliminde bu Yahudi cemaati çok azalmış, 1950'lerde kira evlerinde oturan son üç Yahudi ailesi de İsrail'e göç etmiştir.
Kaynak: Sinan Çuluk





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın