ÇÖPE GİDİYORDU, HAYAT KURTARACAK! SADECE TÜRKİYE’DE VAR: SAÇTAN TIPTA ÇIĞIR AÇACAK BULUŞ

Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Rumeysa Tutar, kuaförlerden topladığı boyasız ve işlem görmemiş saç atıklarını değerlendirerek tıp dünyasında ses getirecek bir projeye imza attı. Saçlardan elde ettiğikeratin proteiniile,dikiş ve yara bandı yerine kullanılabilen enjekte edilebilir biyomalzemegeliştirdi.

SAÇTAN YARA BANDI VE DİKİŞ ETKİSİ

Dr. Tutar’ın geliştirdiği keratin bazlı malzeme, şırınga ile kesiklere uygulandığında hızla katılaşıyor ve yara üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturuyor. Böylece klasik dikiş ya da yara bandına gerek kalmadan yaraların tedavisinde kullanılabiliyor.

Ürünün en önemli özellikleri:

Enjekte edilebilirolması

Işık kaynağına ihtiyaç duymadankendi kendine katılaşması

Hidrojel yapısıyla kanı sünger gibi emmesi

İmmünolojik (bağışıklık) etkilerinin düşük olması

PROJE NASIL GELİŞTİ?

Rumeysa Tutar, kuaförlerden topladığı saçları laboratuvar ortamında işledi. Saçlardan elde edilen sıvı çözelti, çeşitli aşamalardan geçirilerek kurutuldu ve safkeratin tozuhaline getirildi. Bu toz daha sonra özel solüsyonlarla karıştırılarak yara üzerine uygulanabilir hale getirildi.

7 AYDA YÖNTEM GELİŞTİRDİ

Dr. Tutar, klasik yöntemlerle keratin üretmenin mümkün olmadığını, bu nedenle tamamen özgün bir yöntem geliştirdiklerini söyledi. “7 ayda saçtan keratin üretimine uygun metot geliştirdik. Saç keratini, sağlık alanında daha düşük yan etkilerle kullanılabilir” dedi.

ULUSLARARASI TECRÜBE VE TÜRKİYE’DEKİ İHTİYAÇ

Doktora araştırmaları sırasında Los Angeles’takiUCLA Üniversitesi’ndemesane yaralanmaları üzerine çalışan Tutar, Türkiye’de özellikle yılda5 milyona yakın tırnak yatağı yaralanmasıbaşvurusu olduğunu gördüklerini belirtti. Bu ihtiyaca yönelik olarak keratin çalışmasını şekillendirdiklerini açıkladı.

YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM İÇİN DESTEK BEKLİYOR

Dr. Tutar, ürünün ticarileşmesi ve sağlık sektöründe yaygın kullanım bulabilmesi için yatırım desteğine ihtiyaç duyduklarını belirterek,“Yüzde 100 yerli biyoteknolojik ürünümüzü dünyaya tanıtmak istiyoruz”dedi.