İslam tarihinin en büyük mucizelerinden biri olarak kabul edilen İsra ve Miraç yolculuğu, sadece bir gece hadisesi olarak değil, insanlığın varlık, evren ve ilahi kudretle ilişkisini anlatan derin bir tecrübe olarak yorumlanıyor. Recep ayının 27. gecesinde gerçekleştiğine inanılan bu yolculuk, Müslümanlar için iman ve teslimiyetin en güçlü delillerinden biri olarak görülüyor.

İsra ve Miraç, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in Allah’ın davetiyle Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semanın ötesine yükselişini konu alır. Kur’an-ı Kerim’de İsra ve Necm surelerinde işaret edilen bu mucize, klasik dini anlatımların yanı sıra bazı tefsir ve yorumlarda “kâinat ötesi bir yolculuk” olarak ele alınıyor.

İSRA VE MİRAÇ: BİR GECE YOLCULUĞUNUN ANLAMI

İsra, Mekke’den Kudüs’e yapılan yatay yolculuğu; Miraç ise Kudüs’ten semaya doğru gerçekleşen yükselişi ifade eder. Bu yolculukta Peygamber Efendimiz’e rehberlik eden melek Hz. Cebrail, ilahi vahyin taşıyıcısı olarak önemli bir rol üstlenmiştir. Dini kaynaklara göre bu yükseliş sırasında Sidretü’l-Münteha, Cennetü’l-Me’va gibi âlemler müşahede edilmiştir.

Necm Suresi’nde geçen “iki yay arası kadar, hatta daha da yakın” ifadesi, bu yakınlığın fiziksel bir mesafeden ziyade manevi bir yakınlığı temsil ettiği şeklinde yorumlanır. Bu anlatım, Allah’a yakınlık kavramının insan idrakinin ötesinde bir boyut taşıdığını ortaya koyar.

PEYGAMBERLER VE UZAY YOLCULUĞU YORUMLARI

Bazı dini eserlerde ve tefsirlerde, sadece Hz. Muhammed’in değil; Hz. Âdem, Hz. İdris ve Hz. İsa gibi bazı peygamberlerin de dünya semasının ötesiyle ilişkilendirilen yolculuklar yaşadığına dair yorumlar yer alır. Bu anlatımlar, klasik anlamda “uzay yolculuğu”ndan ziyade, ilahi irade ile gerçekleşen olağanüstü geçişler olarak değerlendirilir.

Ravza Yayınları’ndan çıkan ve Ayhan Talha Bayraktar’a ait Sayıların Tefsiri adlı eserde de Miraç mucizesi, kâinatın sırlarına açılan ilahi bir kapı olarak ele alınır. Eserde, Miraç’ın insanlığın ulaşabileceği en yüksek manevi mertebeye işaret ettiği vurgulanır.

YILDIZLARA YEMİN VE KÂİNAT VURGUSU

Necm (Yıldız) Suresi’nin yıldızlara yeminle başlaması, birçok müfessire göre bu yolculuğun kozmik boyutuna dikkat çekmektedir. Süreyya ve Zühre gibi yıldızlara yapılan atıflar, evrenin büyüklüğünü ve Allah’ın kudretini hatırlatan semboller olarak yorumlanır.

MANEVİ BOYUT VE MESAJ

İsra ve Miraç, Müslümanlar için sadece geçmişte yaşanmış bir mucize değil; namazın müminlere hediye edildiği, sabrın ve teslimiyetin ödüllendirildiği ilahi bir mesajdır. Bu yolculuk, insanın maddi sınırlarının ötesinde bir hakikatin varlığını ve Allah’a yakınlığın en büyük nimet olduğunu hatırlatır.