Kurban Bayramı yaklaşırken teşrik tekbirlerinin başlangıç ve bitiş zamanı ile nasıl okunacağı yeniden gündeme geliyor. Özellikle farz namazların ardından getirilen Kurban Bayramı tekbirlerinin hangi gün başladığı, kaç vakit devam ettiği ve namaz sırasında ne zaman okunduğu, Diyanet kaynakları ve klasik fıkıh eserlerine dayalı olarak araştırılıyor.

KURBAN BAYRAMI TEKBİRLERİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Teşrik tekbirleri, Hanefi mezhebinde tercih edilen görüşe göre Kurban Bayramı arefesinin sabah namazıyla birlikte başlıyor. Buna göre zilhicce ayının 9. günü olan arefe sabahında kılınan farz sabah namazının ardından teşrik tekbirleri getirilmeye başlanıyor.

Rivayetlerde, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) arefe günü sabah namazından başlayarak Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazına kadar farz namazların ardından teşrik tekbirleri getirdiği aktarılıyor. Bu uygulamaya göre tekbirlerin getirildiği vakitler şöyle sıralanıyor:

Arefe günü:Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı namazlarının farzı

Kurban Bayramı 1. gün:Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı

Kurban Bayramı 2. gün:Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı

Kurban Bayramı 3. gün:Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı

Kurban Bayramı 4. gün:Sabah, öğle, ikindi

Bu şekilde arefe sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar toplam 23 vakit farz namazın ardından teşrik tekbiri getiriliyor. Hanefi mezhebinde kadın ve erkek her Müslüman için teşrik tekbirleri vacip, Şafii mezhebinde ise sünnet olarak niteleniyor.

TEŞRİK TEKBİRİ NASIL GETİRİLİR?

Teşrik tekbiri farz namazların ardından bir kez okunarak yerine getiriliyor. Hanefi mezhebinde yaygın olarak okunan teşrik tekbiri şu şekilde ifade ediliyor:

“Allahu ekber Allahu ekber, lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillâhi’l-hamd.”

Türkçe anlamı ise şöyle aktarılıyor:

“Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur. O Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur.”

Hanefi mezhebinde İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’in görüşlerine göre tercih edilen lafız da aynı şekilde okunuyor: “Allahüekber Allahüekber lâ ilâhe illallahü vallahü ekber Allahüekber ve lillâhi’l-hamd.”

Şafii mezhebinde ise bu tekbirlere ek ifadeler getirilebiliyor. Şafii kaynaklarında yer alan bazı teşrik tekbiri lafızları şöyle aktarılıyor:

“Lâ ilâhe illallahü vallahü ekber Allahüekber ve lillâhi’l-hamd; Allahüekber kebîren ve’l-hamdü lillâhi kesîran ve sübhânallahi bükraten ve asîlâ.”

Buna ilave olarak şu ibarelerin de okunabildiği belirtiliyor:

“Lâ ilâhe illallahü ve lâ na‘büdü illâ iyyâhü muhlisîne lehü’d-dîne ve lev kerihe’l-kâfirûn; Lâ ilâhe illallahü vahdeh sadaka va‘deh ve nasara abdeh ve hezeme’l-ahzâbe vahdeh; Lâ ilâhe illallahü vallahü ekber.”

TEŞRİK TEKBİRİ KAÇ KERE GETİRİLİR?

Teşrik tekbirlerinin getirildiği süre içinde toplam 23 vakit farz namaz bulunuyor. Arefe günü sabah namazından başlayarak Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazına kadar her bir farz namazın ardından teşrik tekbiri bir defa okunmasıyla bu sayı tamamlanıyor.

Bu nedenle teşrik tekbirinin toplam uygulanış sayısı 23 vakit olarak ifade ediliyor. Tekbirler sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarının farzları sonrasında birer kez okunuyor.

Fıkıh kaynaklarında, teşrik günleri içinde kaza edilen farz namazlardan sonra da teşrik tekbirinin getirileceği, ancak teşrik günleri geçtikten sonra kaza edilen namazlarla birlikte teşrik tekbiri okunmayacağı bilgisi yer alıyor.

TEŞRİK TEKBİRİ NAMAZDA NE ZAMAN GETİRİLİR?

Teşrik tekbiri, sadece farz namazların ardından okunuyor. Hanefi mezhebine göre arefe sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar kılınan farz namazlar tamamlandıktan sonra selam veriliyor ve hemen ardından teşrik tekbiri getiriliyor.

Uygulama şu sırayla yapılıyor:

Farz namaz kılınıp selam veriliyor, ardından vakit geçirilmeden teşrik tekbiri okunuyor, daha sonra tesbihat ve diğer dualara geçiliyor. Nafile namazların ardından teşrik tekbiri okunmuyor.

Klasik hadis ve fıkıh kaynaklarında, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) arefe günü sabah namazından başlayarak Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazına kadar teşrik tekbirlerini sürdürdüğüne dair rivayetler yer alıyor. Bu rivayetler arasında Beyhakî’nin “es-Sünenü’l-kübrâ” ve Dârekutnî’nin “es-Sünen” adlı eserleri de zikrediliyor.