Market alışverişi bittikten sonra arabayı belirlenen noktaya götürmek mi, yoksa otoparkta bırakıp gitmek mi? Günlük hayatta oldukça basit görünen bu davranış, sosyal medyada yeniden gündeme gelen“Alışveriş Arabası Teorisi”nedeniyle tartışılmaya başlandı. Teoriye göre market arabasını hiçbir zorunluluk olmadan yerine bırakan kişiler, toplumsal düzeni gözetme ve sorumluluk alma konusunda dikkat çekici bir davranış sergiliyor.

Alışveriş arabasını yerine bırakmak çoğu yerde yasal bir zorunluluk değil. Arabayı bırakan kişiye ceza uygulanmadığı gibi, yerine götüren kişiye de genellikle herhangi bir ödül verilmiyor.

Bu nedenle davranışın tamamen kişinin kendi tercihiyle gerçekleşmesi, teorinin temelini oluşturuyor.

KİMSE ZORLAMADAN YAPIYORLAR

“Alışveriş Arabası Teorisi”nin en dikkat çeken noktası, davranışın dışarıdan bir baskı olmadan yapılması.

Bir kişi alışverişini tamamladıktan sonra birkaç adım daha atarak arabayı ayrılan bölüme götürüyorsa, bunu çoğunlukla doğrudan bir karşılık beklemeden yapıyor.

Bu yaklaşım; ortak alanların düzenini korumak, başka sürücülerin park alanlarını engellememek ve market çalışanlarına gereksiz iş yükü oluşturmamak gibi sonuçlar doğurabiliyor.

SORUMLULUK DUYGUSUYLA İLİŞKİLENDİRİLİYOR

Teoriyi savunanlar, market arabasını yerine bırakma davranışınıözdenetim, sorumluluk bilinci ve başkalarını düşünmegibi özelliklerle ilişkilendiriyor.

Örneğin otoparkta gelişigüzel bırakılan bir alışveriş arabası başka bir aracın park etmesini engelleyebilir veya rüzgâr nedeniyle hareket ederek otomobillere zarar verebilir.

Arabayı toplama alanına götüren kişi ise kendi işini tamamlamış olmasına rağmen ortak kullanım alanındaki düzeni sürdürmeye katkı sağlıyor.

EMPATİ DETAYI ÖNE ÇIKIYOR

Davranışın bir başka yönü deempatiüzerinden değerlendiriliyor.

Market arabasını yerine götüren kişinin, “Benden sonra burayı kim kullanacak?” veya “Bu arabayı kim toplamak zorunda kalacak?” gibi düşüncelerle hareket edebileceği belirtiliyor.

Bu nedenle görünüşte küçük bir davranış, toplum içerisinde başkalarının ihtiyaçlarını dikkate alma biçiminin günlük hayattaki örneklerinden biri olarak yorumlanabiliyor.

TEK BAŞINA KARAKTER TESTİ DEĞİL

Ancakmarket arabasını yerine bırakıp bırakmamak, bir kişinin karakterini bilimsel olarak tek başına belirleyen bir test olarak kabul edilemez.

Bir kişinin acil bir işi olması, sağlık problemi yaşaması, yanında küçük çocuk bulunması veya farklı koşullar nedeniyle arabayı yerine bırakamaması mümkün.

Dolayısıyla “arabayı bırakan sorumsuzdur, yerine koyan iyi insandır” şeklinde kesin bir sonuca varmak doğru olmaz.

Buna rağmen Alışveriş Arabası Teorisi, insanların kimse izlemediğinde ve ortada bir ödül ya da ceza bulunmadığında nasıl davrandığı sorusunu gündeme getirmesi nedeniyle ilgi görüyor.

Sonuç olarak birkaç metrelik yürüyüşten ibaret gibi görünenmarket arabasını yerine bırakma alışkanlığı, ortak yaşam kültürünün küçük ama dikkat çekici göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.