Gerçekleştirilen divan toplantısına Saadet Partisi İlçe Başkanı Bahri Urgun, SP’li Belediye Meclis Üyeleri Salih Berber, Ahmet Kara, Hivzullah Ayte, İlçe eski Başkanlarından İdris Köroğlu, Milli Gazete Yazı İşleri Müdürü Selami Çalışkan, parti yöneticileri ve parti üyeleri hazır bulundular.
HASTANE İÇİN EN UYGUN YER ALANYURT
İnegöl’de yeni hastane alanı ve ülke gündemindeki mayın temizleme projesi ile 7 Haziranda 30 bölgede gerçekleştirilen seçimler konularının değerlendirildiği divan toplantısında konuşan Saadet Partisi İlçe Başkanı Bahri Urgun, “Biz Saadet Partisi olarak 40 yıllık siyasi geçmişimizle beraber, her zaman sorunların değil çözümlerin, adresi olduk. Ayrıca hiç bir ayrımcılık göstermeden muhalefet olduğumuz dönemlerde bile tüm siyasi partilere de yol gösterici olduk. Bildiğiniz üzere şu anda, yerel gündemde olan konulardan, yeni hastane yeri noktasında sıkıntı olduğu, milletvekilimiz Sedat Kızılcıklı tarafından dile getirilmektedir ve çözümden çok sorun üzerinde konuşulmaktadır. Bilhassa en büyük sorun olarak kamulaştırma sıkıntısı olmayan yer aranmaktadır ve halka danışılmaktadır.
Biz İnegöl Saadet Partisi olarak böyle hayati önem taşıyan konularda, gerek seçim öncesi, gerek seçim sonrası dile getirdiğimiz gibi hastane gibi önemli bir kurumun yapılacağı yerin havasının temiz olması, ulaşımın kolay olması, park sorunun olmaması ve genişlemeye müsait olması açısından hassas davranılması gerektiğini ifade ettik. Hastane için önerilen spor tesislerinin yerinin ve eski perşembe pazaryerinin hastane için uygun olmadığını defalarca dile getirdik. Bunları ifade etmemize rağmen, sayın Milletvekili Sedat Kızılcıklı’nın sanki bunları hiç söylememişiz gibi davranması bizi üzmüş ve netice olarak gelinen noktada ise, ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkmıştır.
Çözüm olarak Alanyurt, hastane için uygun bir yerdir. Hem İnegöl 'de oturanların hem de Akhisar, Huzur Mahallesi, civar beldelerin, özellikle yeni İnegöl projesinin yapılacağı yere de yakın olması açısından eşi bulunmaz bir yer olduğunu söyledik. Ayrıca hastane, Alanyurt’un otel kent pozisyonundan kurtulmasına ve gelişmesine olanak sağlayacağını belirtmiştik.
Ancak şimdilerde Milletvekilimiz Sedat bey, ‘Kamulaştırma sıkıntısı olmayan yer’ adı altında başka bir sorun ortaya atarak işi yokuşa sürmektedir. Biz İnegöl Saadet Partisi olarak Alanyurt'ta 2 tane 60 ila 70 dönüm arasında yer olduğunu, buraların kamulaştırılması noktasında sorun yaşanmayacağını düşünüyoruz. Sayın milletvekili Sedat Kızılcıklı ve İnegöl Belediyemiz ‘biz bu sorunu çözemeyiz.
Alanyurt’ta kamulaştırma yapamayız’ diye düşünüyorlarsa daha önce kamulaştırılan yoncalı kavşak etrafını ve çevre imar yolunu tekrar incelemelerini tavsiye ederiz. Bütün bunlara rağmen ‘hayır biz bunu yapamayız’ diyorlarsa size bir çözüm daha önerelim. Ulaşıma ve genişlemeye uygun Akhisar girişinde belediyeye ait kamulaştırma gerektirmeyen 50 ila 60 dönüm arasında alan olduğunu hatırlatırız.
Çözümleri sunduk, sorunları aştık, bunlara rağmen yapamıyorsanız bırakın yapanlar gelsin” dedi.
MAYINLI ARAZİLERLE BİRLİKTE CEYLANPINAR’DA ELDEN GİDECEK
Son günlerin gündemini oluşturan Mayın Temizle konusuna da değinen Urgun, bunu Mayın Temizleme Operasyonu olarak isimlendirdiğini, çünkü bu işin arkasında bazı mihrakların bulunduğunu söyledi. Mayın Temizleme konusunda özellikle İsrail yönetiminin isteklerinin bulunduğunu iddia eden Urgun, “Biz saadet partisi olarak bu konudaki tavrımızı net olarak ortaya koyduk. Mayın temizleme işi mutlaka yapılmalıdır ve o araziler kullanıma açılmalı, %87’si topraksız olan halka ekip biçme hakkı verilerek kalkınmaları sağlanmalıdır.
Bizim tavrımız net olarak budur. Ancak, meclisimizden geçmiş olan yasa ile alakalı çok önemli bulduğumuz bir konuyu daha açıklığa kavuşturmak istiyoruz. Mayın temizleme işi bahane edilerek o bölge ve civarındaki araziler yabancı firmalara 44 yıllığına kiralanması noktasında mayınlı arazi ile ilişkili olsun ya da mayınlı bölge ile ilişkili olmayan devlete ait arazilerinde yap-işlet-devret modeli ile Maliye Bakanlığına yetki verilmesidir.
Bu madde gece saat 02.00’de geçti meclisten arkadaşlar. Bu ne demektir biliyor musunuz? Urfa bölgesinin en verimli topraklarından olan, mayınla hiç alakası olmayan 7 bin kilometrekare alana sahip olan Ceylan Pınar Havzasının da 44 yıllığına kiralanabilmesinin önü açılmaktadır. Bahsettiğimiz bu alan yani Ceylan Pınar Havzası neredeyse bir Kıbrıs büyüklüğündedir ve bu madde uygulanırsa yaklaşık olarak 190 bin dönüm mayınlı arazi ile beraber 650 bin dönümlük alanı 44 yıllığına kiralanabilmesi sağlanıyor.
Kime? Mayın temizleme işini alan firmaya. Hükümetimiz ihalelerin konsorsiyum firmalara, yani bir kaç ülkenin birleşimi ile oluşan firmalara vereceğini söylese de bu birleşimlerin ağırlıklı ortağı İsrail firmalarıdır ve İsrail yönetimi bile bunu açıkça dile getirmektedir. Hatta daha ileri giderek bu yasanın tartışılacağı günde İsrail Ankara büyükelçisi meclise gelmiş ve bazı milletvekilleri ile görüşmelerde bulunmuştur.
Şimdi buradan tüm duyarlı vatandaşlarımıza sesleniyorum. Nasıl ki bir kısım topluluk, kanayan yaramız Filistin için ‘Topraklarını satmasalardı bu hale gelmezlerdi’ diyorlarsa ve bunu onların kabahati gibi görüyorlarsa, biz de diyoruz ki şuan yaşananlar toprak satma değildir ancak 44 yıl çok uzun bir zaman.
Bu zaman zarfında İsrail’in usta oldukları yabancılaştırma ya da kendi insanlarını oraya yerleştirmesi için yeterli bir zamandır. Organik tarım yapacağız diyen İsrailli grupların 44 yıl sonrasında o bölgedeki nüfusu hesaplamalara göre yaklaşık 2 milyon kişidir. Şimdi soruyorum; 44 yıl sonra bu insanlara o topraklardan nasıl çıkın diyeceksiniz? Dahası Türkiye ile Suriye arasındaki bölgeye İsrail’i sınır olarak koyuyorsunuz. Suriye’ye Türkiye’den geçen suyun inisiyatifi İsrail’in elinde olacaktır. Kaldı ki Suriye’nin Golon Tepeleri ile alakalı durum apaçık ortada, İsrail ile Filistinlilerin arasında yaşadıkları durum apaçık ortadayken, yasa şuan Cumhurbaşkanlığı Makamında onay beklemektedir.
Temennimiz, sayın Abdullah Gül’ün ülke menfaatlerine ters olan maddeleri iade etmesi yönündedir” şeklinde konuştu.
ARA SEÇİMDE SP ÜÇÜNCÜ PARTİ OLDU
7 Haziran 2009 tarihinde, 29 Mart seçimleri sonucunda iptal olan 30 bölgede yeniden seçim yapıldığına da dikkat çeken Urgun, bu seçimlerde iktidar partisinin bütün olanaklarını kullanarak, seçim yapılan bölgelerde olağanüstü baskı uyguladığını, İnegöl’de 29 Mart seçimlerinde Huzur mahallesinde de yaptıkları gibi ‘bize oy vermezseniz hizmet alamazsınız’ şeklinde bir kampanya yürüttüklerini, buna rağmen SP’nin 7 Haziran ara seçimlerinde oy oranının % 15,5’e yükseldiğini, Türkiye’nin hemen her bölgesinde yapılan bu seçimlerde o bölgedeki oy sıralamasında SP’nin 3.parti konumuna geldiğini ileri sürdü.
HALKIMIZ BİZE ‘İKTİDAR İÇİN HAZIRLANIN’ DEDİ
Başbakan Erdoğan’ın bu seçimleri de zafer gibi algıladığını ve CHP’nin oy kaybedişini dile getirdiğini, ancak SP’nin yükselişini görmezlikten geldiğini anlatan Bahri Urgun, “Bu seçimlerde milletimiz Saadet Partisi'ni, Türkiye için gerekli olan bir parti olarak görmüştür. Milletimiz bize ‘Siz önümüzdeki dönemde Türkiye’yi yönetmek için hazırlanın’ demiştir. Bizde tüm teşkilatlarımız olarak yerelde ve genelde bunu yapabilecek güçteyiz. Tüm halkımızın refah, huzur ve saadet içerisinde yaşayabilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
MİLLİ GAZETE HAK YOLUNDA YAYIN YAPIYOR
İnegöl Saadet Partisi’nin misafiri olarak İnegöl’e geldiklerini ve gösterilen misafirperverlikten çok memnun kaldıklarını belirten Milli Gazete Yazı İşleri Müdürü Selami Çalışkan ise konuşmasında, İnegöl’ün kendileri için fahri memleket olduğunu ifade etti. Milli Gazetenin yaptığı haberlerle ülke çapında birçok şeyi değiştirdiğini belirten Çalışkan, kendilerinin ortaya çıkardığı bazı olayların nasıl geliştiğini partililerle paylaştı. Milli Gazetenin hak yolunda yayın yaptığını söyleyen Çalışkan, tüm parti üyelerinden gazeteye sahip çıkmalarını istedi. Milli Gazete Yazı İşleri Müdürü Selami Çalışkan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.




Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın