Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu BaşkanvekiliMehmet Uçum,Abdullah Öcalan’aTerörsüz Türkiyesürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda görev verileceğini açıkladı. Uçum, sürece ilişkin değerlendirmelerini 17 Eylül 2026 tarihinde paylaştı.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE ALT KOMİSYONLAR

Uçum, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun çalışmalarına değindi. Bu çerçevede dört alt komisyon oluşturulduğunu belirten Uçum, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Abdullah Öcalan’a görev verileceğini söyledi.

Söz konusu açıklama, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında yürütülen hukuki ve idari yapıya dair yeni ayrıntılar olarak kayda geçti. Uçum’un ifadelerine göre, bu düzenleme Öcalan’ın süreçteki rolünü daha iyi yürütebilmesi için oluşturulan bir imkan olarak değerlendiriliyor.

KANUNUN KAPSAMI VE İSTİSNA HÜKÜMLER

Uçum, çerçeve yasa teklifinin Meclis’te rekor çoğunlukla kabul edilerek kanunlaştığını hatırlattı. Kanunda, 1 Haziran 2005 tarihinden önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet gerektirecek suçlar işleyenlerin kapsam dışında bırakıldığı bilgisi yer alıyor. Bu nedenle Uçum, Abdullah Öcalan ve yönetim kadrosunun bu yasadan yararlanamayacağını vurguladı.

Başdanışman, İmralı’daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini belirterek, yapılan düzenlemenin farklı yorumlanmaması gerektiğini ifade etti. Uçum’a göre bu durum, serbest bırakılma anlamı taşımıyor.

UÇUM’DAN DİYALOG VE MUHATAP VURGUSU

Mehmet Uçum, terör meselesinde muhatabın Abdullah Öcalan olduğunu söyleyerek, örgütü kuran ve silah kullandıran kişinin fesih sürecinde de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. Uçum, bunun bir imtiyaz değil, görevin gerektirdiği ortamı sağlama yaklaşımı olduğunu savundu.

Uçum ayrıca, hükümlü üzerinden terör örgütünün tasfiyesine ilişkin diyalog yürütülmesinin hukuka aykırı olmadığını öne sürdü. “Rutin dışı süreçler, rutin dışı yöntemlerle çözülür” sözleriyle de sürecin olağan işleyişten farklı ilerlediğine işaret etti.

DEMİRTAŞ VE SEÇİM TAKVİMİNE DAİR AÇIKLAMALAR

Uçum, Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın durumuna ilişkin de konuştu. Demirtaş’ın başvurusunun önünde bir engel bulunmadığını söyleyen Uçum, dilekçenin mahkeme tarafından değerlendirileceğini ve kararı ilgili mahkemenin vereceğini belirtti.

Seçim takvimi konusunda da açıklama yapan Uçum, 360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesi kararı alınması halinde 16 Nisan 2028’de seçim yapılabileceğini ifade etti. 16 Nisan tarihine dikkat çeken Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin geçiş yıl dönümünün de aynı güne denk geldiğini söyledi. Ayrıca 2027 yılının son çeyreğinde seçim yapılma ihtimalini düşük gördüğünü, mart ya da nisan aylarını ise daha olası bulduğunu dile getirdi.

YASANIN ARKA PLANINDAKİ SÜREÇ

TBMM Adalet Komisyonu, Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak 12 maddelik çerçeve yasa teklifini yaz aylarında görüşmüştü. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi 467 oyla kabul edilmişti.

Yasanın ardından kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu ilk toplantısını yaptı. Toplantıda, kurulun işleyişi ve sürece dahil olan devlet kurumlarının koordinasyonu ele alındı. Ardından Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu oluşturuldu.

Kurulan alt komisyonların, silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerinde çalışması bekleniyor. Silahların nerede, hangi takvimle ve hangi yöntemle teslim edileceğinin takip edileceği belirtiliyor. Adli işlemler için oluşturulan alt kurulda Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hakim ve savcıların da katkı vermesi planlanıyor.

Bu yapının, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını hukuki statülerine göre sınıflandırması hedefleniyor. İnfazın ertelenmesine ilişkin kararın ise alt kurul tarafından değil, infaz hakimi tarafından verileceği aktarılıyor.