Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP-AK Parti ittifakının kurulduğu takdirde yüzde 70lik bir kitleye hitap edeceğini söyledi. Yalçın, CHP ile HDPnin gizli olarak ittifak yaptığını belirterek, "İktidarı tenkit edeceksek biz ederiz, oturup Amerikan veya İngiliz elçisiyle bunu yapmayız. 4 Kasım 2019da kapıya kimin tabela asacağını göreceğiz" dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, İhlas Medya Temsilcisi Batuhan Yaşarın Gündem Özel programına konuk oldu. Yalçın, Afrin operasyonundan terörle mücadeleye ve MHP-AK Parti ittifakına dair gündeme ilişkin Yaşarın sorularını yanıtladı. Irak ve Suriye konularında ciddi anlamda tedbir alınmasını isteyen bir siyasi hareket olduklarını kaydeden Yalçın, Terör örgütü yuvalarının bu bölgeden Türkiyeye intikalinin mutlak suretle engellenmesi gerektiğini, bataklığın kurutulması gerektiğini sıklıkla dile getirdik. Çok erken bir dönemde bir güvenlik hattı oluşturularak gerek göçle gelenlerin Türkiye içerisine çok zarar vermeden sınırlarının ötesinde ağırlanmasını, orada ihtiyaçlarının giderilmesini, insani anlamda her türlü ihtiyaçlarının giderilmesini teklif olarak aylar önce getirdik. Kendi sınırımızın içinde değil de mağdur olan Suriye ve Iraklı insanlarımızı o bölgede uydu küçük kentler, yaşayabilecekleri yerler oluşturmak suretiyle oralarda konuşlandırmak. Bunun ne faydası olacaktı? Sizin içerideki sosyal hayatınıza, yapılanmanıza zarar vermeyecekti. Türkiyenin hoşgörüsü herkes tarafından takdir edilir ama orada onların güvenliğini sağlayarak karınlarını doyurduğunuzda problem çözülene kadar hiç kimsenin zarar görmeyeceği bir güvenlik kuşağı ortamı oluşacaktı. Bu aynı zamanda sizin sınırlarınızı da güvenlik altına alabilecekti. Bir dönem sınırlarımız delik deşikti. DEAŞ istediği gibi elini kolunu sallayarak girebiliyordu. Şu anda bunun da tedbirleri alındı. Bunu erken yapabilseydik bugün sıkıntılarımız çok daha aza inerdi diye konuştu.
"MGK kararları MHPden destek görecektir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün toplanan MGK toplantısında alınan kararların isabetli ve son derece doğru olduğunu kaydeden Yalçın, konuya ilişkin şunları söyledi:
Bu tavsiye kararların Bakanlar Kurulu tarafından da idrak edilmiş olması ayrı bir sevindirici olaydır. MHP, MGKnın bölgeyle aldığı, tespit ettiği tavsiye kararları doğru buluyor. Hükümetin bu kararları alıp, kendi politikalarının paralelinde bir takım tedbirler alması MHPden destek görecektir. Bu konuda kimsenin şüphesi yok, çok netiz. Herhangi yoruma gerek duymayacak şekilde açıklamalar yaptık. Terörün bitmesi lazım. Bu ülkede eğer biz 15 Temmuz travması sonrasında normalleşmeyi istiyorsak, FETÖ terörünün, PKK terörünün ve diğer terör örgütleri bitene kadar MHP, gereken her türlü desteği vermeye hazırdır.
İhlas Medya Ankara Temsilcisi Yaşarın, Afrine operasyon neden yapılmalı? MHP olarak Afrin operasyonunu niye destekliyorsunuz? sorusunu yanıtlayan Yalçın, Sadece Afrin değil, diğer tarafta Kobani, Iraka kadarda uzatabilirsiniz. Çok tehlikeli terör unsurları belli yerlerde yuvalanmış durumda. Sınırlarınızın dibinde terör örgütü yapılanması meydana geldiğinde o sizin güvenlik meseleniz olur. Birinci ve temel sebep budur. Bu noktadan hareket ettiğinizde Türkiyenin, sınırın hemen dışında da olsa oradan gelen bütün tehlikeleri bertaraf etmek gibi bir mecburiyeti vardır. Daha düne kadar Barzani üzerinden bir Kürt devleti yapılanması çabası sarfedildi. Referandum ve referandum sonrasında özellikle Türkiyenin başı çekerek oynadığı rol, daha sonra İranın devreye girmesi bunu atıl bir hale getirdi ama bitmedi. Bu oluşum, bugün itibariyle hemen sınırlarımızın altında bir terör örgütü kuşağı oluşturmaya başladı ifadelerini kullandı.
"Türkiye devletinin dış politikasında ısrarlı davranması noktasında iktidarla aynı fikirdeyiz"
"Afrin, terör örgütlerinin yuvalandığı, PYD, YPGnin mekanı haline gelmiş bir coğrafya" diyerek sözlerini sürdüren Yalçın, "Eğer bu coğrafya kendinin hemen batısındaki ve doğusundaki Münbiç ile birlikte hiçbir problem olmaksızın birleştiği andan itibaren sizin güneyinizde terör örgütünün kurduğu bir ordu ve o ordunun yapılandıracağı bir devletçik meydana gelir. İkinci sebep de budur. Böyle bir yapılanma Türkiye tarafından kabul edilemez. Bunun arkasında ABD var. ABD bugüne kadar bize stratejik ortak derken son yıllarda artık bu ortaklığından vazgeçtiğini görüyoruz. YPG, PYD ve PKKya silah yardımı yapan, orada bir devlet oluşumuna ön ayak olan bir müttefik görüyoruz. ABD artık politikasını değiştirdi. Daha önce stratejik ortak, müttefik bizdik. Bugün petrol havzaları üzerinde oturan bu terör örgütü üyelerini tercih etti. Bu Orta Doğunun bugüne kadar ki makus talihinden istifade eden bir anlayış. ABD şimdi dünyanın jandarması rolüne ve enerji kaynakları üzerinde oturan her insanı kendine müttefik kılmak suretiyle bölgede hakimiyetini sağlıyor. Onların bu denli mücadeleci tiplerine rağmen Türkiyenin kendi coğrafyasına sahip çıkarak politika üretmesi memnuniyet verici bir şey. Dün geceden itibaren ABD yetkililerinden gelen seslerin biraz daha ılımlı bir şekle dönüştüğünü görüyoruz" dedi.
Pentagon-CIA-Trump cephesinde ayrı sesler olduğunu da dile getiren Yalçın, "Son seçimden sonra sanıyorum ABD kendi iç sıkıntılarını bir türlü çözemedi. Bundan sonraki süreçte de çözemeyeceğe benziyor. Bizim ABDye tavsiyemiz dünyanın iç işlerine, meselelerine burunlarını sokmamaları gerekir. Bizim coğrafyamızda ne işler var, buraya kadar gelip yeni oluşumlar kurmak ve zenginlikleri sömürmek Batılıların genlerinde var. Türkiye sert çıkıyor diyenlere şunları söylemek lazım, sizin bu bölgeyle ilgilenmeyip sert çıkmayıp, politikalarını sahiplenmediğiniz, arkasında durmadığınız takdirde Afrinden veya Münbiçten doğacak her tehlike kendi sınırlarınız içine geçer. Siz Afrini kontrol altına alamıyorsanız, tehdit unsuru olarak barındırmaya devam edecekseniz Afrinin hemen karşısındaki Hatay sıkıntıya girer veya Münbiçin karşısındaki Gaziantep, Kilis sıkıntıya girer. Kıyı illerimizi güvenlik altında tutacaksak bu bölgeyle ilgilenmek zorundayız. ABD ne kadar baskıcı davranırsa davransın, Türkiye devletinin dış politikasında ısrarlı davranması noktasında biz iktidarla aynı fikirdeyiz. Münbiç Fıratın hemen batısında oranın da temizlenmesi lazımdı ama bugüne kadar bu yapılmadı. Afrin şuanda tehlike arz ettiği için Türkiye haklı olarak oranın üzerine gidiyor. O mesele hallolduktan sonra güneydeki tehlikenin tamamen bertaraf edilebilmesi için tüm bu yerleşim yerlerinin de ÖSOya veya Suriye devletini kurmayı hak edenlere teslim edilmesi lazım. Bu noktada Rusya da, İranda, Türkiyede gerekeni yapmak zorunda" şeklinde konuştu.
"Ana muhalefet partisi dellendi"
Yaşar, CHPnin Türkiyenin Suriye politikalarına yönelik sert eleştirileri de sordu. "Ana muhalefet partisi dellendi" diyen Yalçın, CHPnin siyaset üretmediğini, her konuya farklı bir menzilden baktığını dile getirdi. CHPnin Suriye meselesinde milli bir bakışı yakalayamadığını ifade eden Yalçın, "Milletin yanında olmak büyük bir marifettir. İttifakın yol haritasını referandumda 51 buçuk oyu vererek millet çizdi, bunu isteyen milletin kendisi. Biz yaklaşık 50 yıllık bir partiyiz, kendi tabanımızın görüşlerini iyi biliyoruz. AK Partiye de MHPye de oy veren seçmen ittifakı kabullenmiş, bizden öndeler zaten. Biz tabanın yönlendirmesiyle böyle bir işe giriyoruz. Sadece Suriye meselesinde değil, milli meselelerin tümünde iktidar yalnız bırakılıyor, bırakılmaması gerekir. Yeri geldiğinde doğruları elbet söyleyeceğiz ama dış politikada üstüne gidilen bir ülkenin yanında onların mı yanında yer almalıyız. İktidarı tenkit edeceksek biz ederiz, oturup Amerikan veya İngiliz elçisiyle bunu yapmayız. Bu MHPnin geleneğinde yoktur, aynı anlayışı CHPnin de göstermesi gerekir. Gösterememesinin nedeni sözcülerinin her birinin ayrı bir ses çıkarması, olaylara çok farklı bakması. Bu durum ana muhalefetin 2019da büyük bir darbe yiyeceğini gösteriyor. Bize ittifak yaptık diye kapıya kilidi vurdunuz dediler ya, 4 Kasım sabahı 2019da kapıya kimin tabela asacağını göreceğiz, hatta o tabelayı halk asacak" ifadelerini kullandı.
"İttifak yüzde 70lik bir kitleye hitap edecek"
Yaşarın "OHAL uzatılmalı mı?" sorusunu "FETÖnün tamamen ayıklandığını iddia edebilir misiniz?" sorusuyla cevaplayan Yalçın, sıkıntılar bertaraf edilmeden OHALe kafayı takmanın yanlış olduğunu vurguladı. OHALin halk üzerinde sıkıntılı bir hali olmadığını belirten Yalçın, "Bu tedbirin kaldırılmaması gerekir, yeni gelen teklife de desteğimizi vereceğiz. Kılcal damarlarımıza kadar girmiş bir terör örgütü var. Bunu tamamen temizlememiz, temizlerken de masum vatandaşı rahatsız etmememiz gerekir. Mecliste Seçim Yasası, seçim ittifakı ve seçim sistemini dört başı mamur bir şekilde yerli yerine oturduğu takdirde 2019da büyük değişimi rahat bir şekilde gerçekleştireceğiz. Türkiyede bir sistem değişikliği yaşanıyor, bu önemli değişikliğin oturması lazım. Diğer yandan halkın desteğini arkanıza almalısınız. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılırken Meclis seçimi de yapılacak. İttifak ile girdiğiniz takdirde büyük bir destek alacaksınız. İttifak kurulduğu takdirde yüzde 70lik bir kitleye hitap edecek. Bu ülkede yüzde 66 ortanın sağında muhafazakar, milliyetperver bir kesim vardır, diğer 34ü de ortanın solundadır. Bu 66lık oran ülkenin içinde bulunduğu durumla yüzde 70lik hitap edilebilir bir kitle ortaya koyuyor. Ne kadarı ikna edilebilir sahaya inildiğinde görülecek bir konu" değerlendirmesinde bulundu.
"CHP ve HDP, MHPnin çıkışından rahatsız"
CHPnin 2019 ikinci tur oyunlarının bozulduğunu belirten Yalçın, "Yüzde 48 buçuğu alamayacaklarını gördükleri için ana muhalefet partisi olmak üzere ve onun ruh ikizi HDP, MHPnin bu çıkışından çok rahatsızlık duydular. Bir öngörü olarak tahmin ediyorum ki, mesele birinci turda biter. Arkadaşlarda onun sıkıntısı var. CHP, HDP ile iş birliği yapmıyor diyemezsiniz çünkü gerek Mecliste anayasa görüşmelerinde, gerekse referandum öncesi çalışmalarda her ikisi de aynı paralelde yer aldı, ittifak halindeydiler. Hala kendi aralarında bir ittifak var ama halktan tepki görürüz diye gizleme gereği görüyorlar. Ana muhalefeti de anlamak lazım, terör uzantılı bir partiyle ittifak yapsa bir türlü, yapmaya bir türlü. Biz politikamızın ne olduğunu açıkça ifade ettik. Her şey sizin (medyanın) gözünüzün önünde oldu. Ana muhalefet partisinin yapacağı ne var; ya müstakil girecek yada ittikaf ile. Gizli saklı ittifak yapmalarına gerek yok, halk sizi değerlendirecek. 3 Mayıs 2019 itibariyle hepimiz bir elekten geçeceğiz. MHP bu çıkışı halktan yoksun bir çıkışla yapmıyor" yorumunda bulundu.
Yerel seçimler ve Kürt oyları
Yerel seçimlerde ortak aday çıkarma ve milletvekili seçimleri hakkında da bilgi veren Yalçın, "Yerel seçimlerle alakalı konuşulmuş bir şey yok, bu konuda liderler karar verir. Bu konuda liderler ittifakın yolunu açalım mı açmayalım mı konusunu görüştü ve açılmasına karar verildi. Şuanda ekipler onun tanzimi ile ilgileniyorlar, çünkü bazı yasa değişiklikleri yapmak durumundasınız. Milletvekilleri seçimleri konusunda ise biz cumhur ittifakı formülünü ortaya atarken Genel Başkanımızın söylemi ile her partinin altında kendi listesi olsun ittifakın iki oyu ile o liste değerlendirilsin istedik. 2019da bu sistem dört başı mamur bir şekilde siyasi ve sosyal hayatımıza hükmetsin istiyoruz. 2019daki geçişin yumuşak olması lazım. Bu kapsamda ortaya ortak bir akıl çıkaracağız" dedi.
Yaşar, Kürt oylarının düşeceği yönündeki iddiaları da sordu. Yalçın, konuyu örneklerle masaya yatırdı. Merhum Başbuğ zamanında onun ağzından veya yönetici kadrosu içinden Kürt vatandaşın aleyhine söylenmiş bir söz bulsunlar. Hasip Kaplan kadar da değil, onun yarısı nispetinde ağır bir söz bulsunlar. Veya Devlet Bahçelinin Genel Başkanlığı süresince böyle bir politikası olmuş mu bana onu çıkarsınlar, MHPnin seçim beyannamelerinde böyle bir yaklaşım var mı? Tam tersi Kürt dediğiniz biziz. Bizim bakışımız bu. İspatı olarak Güneydoğu Anadoluda biz bir çok vekil çıkardık. Bunu çıkaranlar ittifakı çekemeyenlerdir ve bozulması için yapılan çabalardır. Kürt kökenli vatandaşlarımız bu ülkenin eşit vatandaş bizim kardeşlerimizdir" mesajını verdi.
Kaftancıoğlunun tweetleri
Batuhan Yaşar son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğanın da AK Parti grubunda sert bir dille eleştirdiği CHPnin yeni İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlunun tepki çeken tweetleri hakkında Yalçına görüşlerini sordu. Böyle bir şahsiyetin ana muhalefetin bir parçası olmasının korkunç olduğunun altını çizen Yalçın, tweetleri "büyük bir facia" olarak değerlendirdi. Yalçın, "Dine, insanın namusuna saldırdığı yerler var. Bu şahsiyetin partinin içinde bulunması partinin savrulmasının işaretidir" dedi.
Tüm haberler yüklendi.
Haber yüklenirken bir hata oluştu.



Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın