Şirket bünyesindeki spor kulübünün düzenlediği halı sahafutbol turnuvasında kalp krizigeçiren işçinin ölümüiş kazasıolarak kabul edildi. İşçinin ailesinin açtığı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar Yargıtay'a taşınırken, yüksek mahkeme özellikle kusur oranlarının belirlenme yöntemine dikkat çekerek kararı bozdu.

Dikkat çeken olayda S.Ö., çalıştığı şirket tarafından düzenlenen futbol turnuvası sırasında kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan işçi, yaklaşık 3 ay süren tedavinin ardından hayatını kaybetti.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olay iş kazası olarak kayıtlara geçirildi. Bunun üzerine hayatını kaybeden işçinin yakınları, şirket ve ilgili spor kulübüne karşı maddi ve manevi tazminat davası açtı.

AİLE TAZMİNAT DAVASI AÇTI

Davacı aile, müsabaka sırasında ilk yardım ekibi ve ambulans bulunmadığını, S.Ö.'nün en yakın hastaneye götürüldüğünü ve uzun süren tedaviye rağmen kurtarılamadığını öne sürdü.

Aile, olayın iş kazası kapsamında değerlendirilerek gerekli soruşturmanın yapıldığını belirterek tazminat taleplerinin kabulünü istedi. Davalı taraflar ise davanın reddedilmesini talep etti.

İş Mahkemesi, S.Ö.'nün işveren bünyesinde çalışırken şirket tarafından düzenlenen turnuvada kalp krizi geçirdiğine ve SGK tahkikat raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiğine dikkat çekti.

BİLİRKİŞİ KUSUR ORANLARINI BELİRLEDİ

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin yüzde 60, hayatını kaybeden işçinin ise yüzde 20 kusurlu olduğu belirtildi. Kaçınılmazlık ilkesine de yüzde 20 oranında yer verildi. Spor kulübünün ise kusurunun bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldı.

Mahkeme kararında şu ifadeler yer aldı:

“İtiraz üzerine alınan raporlarda da tutarlılık görüldüğünden dosya hesap bilirkişisine gönderilmiştir. Davacılara ilişkin sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, nüfus kayıt örneği dosya arasına alınmış, SGK tarafından yapılan ödemeler celp edilmiş, eksiklikler giderilerek alınan hesap raporu denetime elverişli ve usule uygun görülmüştür. Vefat edenin banka hesap hareketleri de dosya arasına alınmış, birleşen dosyada da ikinci kez ilk dosyada ıslah olmadığından dolayı yapılan talepler rapora göre uygun görülmüş, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş”

Toplamda 400 bin lirayı aşan maddi ve manevi tazminat kararının ardından davalı taraflar kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi aşamasının ardından dosya Yargıtay'ın önüne geldi.

YARGITAY KUSUR HESABINI BOZDU

Yargıtay, özellikle kalp krizi sonucu gerçekleşen ölümde kişinin sağlık durumu ve bünyesel faktörlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Yüksek mahkeme, yüzde 20 olarak belirlenen kaçınılmazlık oranının işveren kusuruna eklenmesini hatalı buldu. Ayrıca sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:

“Kalp krizi nedeniyle vefat olayında bünyesel faktör değerlendirmesi yapılmasının gerekmesine ve bünyesel faktör oranının işveren kusuruna eklenmesinin mümkün bulunmamasına rağmen usulüne uygun olmayan kusur raporunda yüzde 20 oranındaki kaçınılmazlık değerlendirmesinin yapılması hatalıdır. Yüzde 20 oranındaki kusurun işveren kusuruna eklenmesi de hatalı olmuştur. Son olarak iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kişi veya kişilerin kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirdi. Mahkemece yüzde 60 oranındaki işverene verilen kusur oranının yönetmelik hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle kusur oranı ayrıştırması yapılmaksızın davalı spor kulübü derneğine atfedilmesi de hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle kurumdan sorulmak suretiyle ver ise rücu dosyasının getirtmek ile müteveffanın vefatından önce kalp damar hastalığı ile kalp krizini tetikleyecek nitelikte bir rahatsızlığı olup olmadığıdır. Bu hususta tedavi görüp görmediği konusunda tarafların ibraz edeceği kayıtlar ile SGK Medula sisteminden araştırma yapmak, davacıda olumsuz yaşam şekli, beslenme tarzı, genetik faktör ile sigara kullanımı gibi etkenlerin olup olmadığı var ise bu gibi durumların olayın gerçekleşmesi üzerindeki etkisi hususundaki deliller toplanmalıdır. Toplanacak bu delillerle beraber somut ölüm olayının gerçekleşmesinde işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktör ile olay anındaki etkenler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın kardiyolog hekimin de yer aldığı, A sınıf İş güvenliği uzmanlarının bulunduğu heyete tevdi ederek, olayın gerçekleşmesinde tarafların kusur oranları ayrı ayrı belirlenmesi ile bünyesel faktörün etkisini belirleyici mahiyette rapor aldırmak alınacak bu raporla beraber dosyadaki veriler değerlendirmelidir. Usulü kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”