Maddi hasarlı trafik kazalarında araç kiralama bedeli üzerinden başlatılan ilamsız icra takipleri, kötüye kullanım ihtimali nedeniyle hem sigorta sektöründe hem de hukuk alanında tartışma konusu oldu. Uzmanlar, mevcut kasko poliçelerinin bu durumu karşılamadığını ve vatandaşların yedi gün içinde itiraz etmemeleri halinde yüksek meblağlarla karşı karşıya kalabildiğini belirtiyor.
Hukukçular ise Yargıtay’ın bu konudaki kararlarına dikkat çekerek, araç kiralandığına dair belge sunulmasa bile hâkimin Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca zararı belirleyebildiğini ifade ediyor. Bu durumda bilirkişinin aracın makul tamir süresini ve benzer bir aracın piyasa rayicine göre kiralama bedelini tespit ederek tazminat miktarını belirlediği aktarılıyor.
MUSTAFAKEMALPAŞA’DA İCRA ŞOKU
Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşanan bir olay, tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. İddiaya göre 29 yaşındaki anne R.Z., 11 Aralık 2025 tarihinde sabah saat 08.30 sıralarında 6 yaşındaki kızını okula götürürken Barış Mahallesi Osmangazi Caddesi üzerinde park halindeki bir araca çarptı. Kazada anne ve kızı hafif yaralandı, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.
Kazanın ardından taraflar arasında herhangi bir sorun kalmadığını düşünen R.Z., yaklaşık iki ay sonra İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi’nden gelen ilamsız haciz emri ile karşılaştı. Tebligatta 30 bin TL asıl alacak ve faizleriyle birlikte yaklaşık 31 bin TL talep edildiği, toplamda ise 44 bin 308 TL ödeme yapıldığı öğrenildi.
R.Z., söz konusu alacağın karşı taraf tarafından talep edilen “ikame araç bedeli” olduğunu belirterek, aracın sanayide 20 gün kalmadığını ve karşı tarafın bu süreçte araç kiralamadığını iddia etti. Ayrıca karşı tarafın ikinci bir araç satın aldığını öne sürdü.
R.Z., “Üç ayrı kaza, üç ayrı icra dosyası ve her seferinde yaklaşık 30 bin TL talep edildiği düşünüldüğünde, insanın aklına ister istemez 'üç kaza, üç icra, üç kez 30 bin TL; toplamda 90 bin TL'lik bir talep mi söz konusu' sorusu geliyor. Bu durum artık sadece basit bir trafik kazası olarak değerlendirilemez, sistemin suistimal edilip edilmediği yönünde kamu vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturuyor.” dedi.
UZMANLAR MEVZUATTA BOŞLUĞA DİKKAT ÇEKTİ
Sigorta Uzmanı Cenk Cucur, trafik kazalarında kusursuz tarafın iki temel hakkı bulunduğunu belirterek, “Araç değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet bedeli talep edilebilir.” dedi.
Cucur, “Bazı kişiler gerçekte araç kiralamadıkları halde küçük ölçekli kiralama şirketlerinden sahte belgeler alarak karşı taraftan ödeme talep edebiliyor. Bu durumda ilamsız icra takibi devreye giriyor. Karşı tarafın bilgisi olmadan başlatılan bu takipte mağdurun yedi gün içinde itiraz etmesi gerekiyor. Aksi halde takip kesinleşiyor ve kişi, avukatlık masrafları ve faizle birlikte ödeme yapmak zorunda kalıyor.” ifadelerini kullandı.
Mevcut kasko poliçelerinin bu tür ödemeleri karşılamadığını belirten Cucur, bunun önemli bir boşluk olduğunu vurguladı.
YARGITAY KARARLARI GÜNDEMDE
Avukat Fatma Akar Akın ise araç mahrumiyet bedeline ilişkin değerlendirmesinde, haksız fiilden doğan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesinin esas alındığını belirtti.
Akar, “Yargıtay kararlarına göre, araç kiralandığına dair belge sunulmasa bile hâkim, Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca zararı belirleyebilir. Bu durumda bilirkişi, aracın makul tamir süresini ve benzer bir aracın piyasa rayicine göre kiralama bedelini tespit ederek tazminat miktarını ayarlar.” dedi.
İlamsız icra yoluna sıkça başvurulduğunu belirten Akar, ödeme emri tebliğ edildiğinde yedi gün içinde itiraz edilerek takibin durdurulabileceğini ifade etti. Vatandaşların e-Devlet üzerinden haklarında icra takibi olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiği de hatırlatıldı.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın