1906’da hizmet vermeye başlayan İnegöl Devlet Hastanesi’nin hiçbir belgede olmayan tarihi yapılan başarılı çalışmayla ortaya çıkartıldı. Hastane yöneticisi Uzman Dr. Hayrettin Göçmen’in önderliğinde 3 ay gece gündüz süren çalışma sonucunda hastaneye müze de kazandırıldı. Türkiye’nin ilk hastane müzesi olma özelliğini taşıyan müze vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.

3 ay süren zorlu ve başarılı tarih araştırmasının bütün detaylarını Hastane yöneticisi Uzman Dr. Hayrettin Göçmen İnegöl Online ile paylaştı. Özel açıklamalarda bulunan Göçmen, araştırmalarının hastane tarihinden İnegöl’de sağlık tarihi araştırmasına döndüğünü ifade ederek, 1800’lü yıllardan başlayarak hastanenin ve sağlık tarihinin hakkında belge ile ispatlanabilen bilgilere ulaştıklarını söyledi.

HER ŞEY KİTAPÇIKLA BAŞLADI

Hastanenin tarihi araştırmasına nasıl başladıklarını cevaplandıran Hayrettin Göçmen, “İnegöl Devlet Hastanesi yeni binasına taşındıktan sonra birçok ar-ge projesi hayata geçti. Bunlardan bir tanesi de yeni başlayan memurlarımıza bir oryantasyon kitapçığı oluşturmaktı. Kitapçıkta hastanemizi tanıtan bilgiler yer alacak yeni gelen çalışanlarımızın hastanemizi ayrıntılı şekilde tanıması sağlanacaktı.”

HİÇBİR BELGE VE BİLGİ YOKTU

“Bu kitapçığa hastanemizin tarihi bölümünü eklemek istedik. Bu bölüm için ne yazacağımızı araştırmaya başladık. Fakat üzülerek gördük ki tarihimiz ile ilgili bilgi ve belge maalesef yoktu. Eski memurlarımız kulaktan dolma bir şeyler biliyor fakat bu bilgiler birbirine uymuyordu. Biz kitapçığı tarihimiz bölümü olmadan çıkardık, fakat araştırmaya ve tarihimizi öğrenme arzusunu kaybetmedik. Bunun için ilk başvurduğumuz adres Kent Müzesi yetkilileri oldu onlara isteklerimizi aktarınca bize çok yardımcı oldular” dedi.

GAZETELER TARANDI

Ellerinde sadece 1940 yılında basılmış İnegöl’ü anlatan bir belge olduğunu aktaran Göçmen,  “Bu belgede hastanemiz hakkında ayrıntılı bilgiler mevcuttu. Kısa bir çaba ile 1940 yılına ait bilgilere ulaşmıştık. Sonrasında müze yetkililerimiz bizi kütüphanemize yönlendirerek, orada da çeşitli kaynakların olabileceğinin ilettiler.”

“Kütüphane müdürümüz amacımızı öğrenince bize çok yardımcı oldu. Kütüphanemizde mevcut bulunan gazete arşivinden bahsetti. 1950 yıllarından başlayarak neredeyse gün gün hastane tarihine ulaşabileceğimizden bahsetti. Müdürümüz sağ olsun arşivde çalışmamıza izin verdi ve yaklaşık bir ay süresince gün gün gazeteleri taramamıza imkan sağladı. Gazetelerde yaptığımız incelemeler neticesinde 1952 yılından günümüze hastane hakkında çıkan haberlere ulaşabildik. Hastanemizin vefakar halkımız sayesinde hangi aşamalardan geçtiğini gün gün gördük.”

OSMANLI ARŞİVİNDE HASTANE

“Bir şansımız da Sinan Çuluk beyefendi idi. Kent Müzesinde Osmanlı arşivleri ile ilgili bir serginin olacağı ve açılışında Sinan Çuluk beyin bulunacağını öğrendik. Kendisi ile irtibata geçtik. Bizi kırmadı ve Osmanlı arşivlerinde hastanemizle ilgili belgelere ulaşmamıza vesile oldu. Onun sayesinde araştırmamız hastane tarihinden İnegöl’de sağlık tarihi araştırmasına döndü. 1800’lü yıllardan başlayarak hastanemiz ve sağlık tarihimiz hakkında belge ile ispatlanabilen bilgilere ulaşmış olduk” dedi.

MÜZE FİKRİ NASIL OLUŞTU?

Müze fikrinin nasıl oluştuğunu da anlatan Uzman Dr. Hayrettin Göçmen, “Yeni hastaneye taşınma aşaması hastanemiz için biraz hızlı gerçekleşti. Yeni hastanemizde bina ile birlikte mobilyalarda yenilendi. Eski mobilyalar aletler tıbbi cihazlar belgeler depolara adeta yığıldı. Açılış aşaması tamamlanıp tüm birimler sağlıklı şekilde çalışmaya başladığında depolarımızı düzenlemek istedik.”

HURDALAR MÜZEDE HAYAT BULDU

“Tarihimizle ilgili çalışmamızda aynı zamanda devam ediyordu. Depolar boşalmaya başladığında artık eskimiş olduğu için yeni cihazlarla değiştirilmiş eski aletlerimizin hurdaya gönderilmesi gerekmekteydi. Fakat biz bu aletlerin hurdaya gitmesine izin vermedik bunları bir müze kurarak burada değerlendirmek istedik. Her şeyin elektronik olmaya başladığı günümüzde bu eski alet edevatların gelecek yeni nesiller tarafından bilinmesini sağlık hizmetinin hangi aşamalardan geçtiğinin halkımız tarafından gözlemlenebilir olmasını hedefledik.”

MÜZENİN EŞYALARI DEPOLARDAN ÇIKTI

“Depolarımızdan çok sayıda müzeye konulabilecek nitelikte eşya çıktı. Biz bununla yetinmeyip İnegöl’de görev yapmış, yapmakta olan tüm eski sağlık çalışanları ve doktorlarımızı ziyaret ettik. Onlardan bilgi belge resim alet edevat varsa müzemize katkıda bulunmalarını istedik. Sağ olsunlar herkes yardımda destekte bulundu.”

“Artık elimizde çok fazla sayıda müzeye konulabilecek eşya ve halkımızın bilmesi gereken çok fazla bilgi belge vardı. Biz bunları derleyerek altyapı çalışmalarını başlattık. Hastanemiz idari mali işlerinde bu gibi işler için bir ödeme kalemi olmadığından halkımız, değerli firmalarımız ve personellerimizin katkısı ile müzemizi bu günkü haline getirdik” diye konuştu.

İNEGÖL’E HEKİM TAYİN EDİLEMEZ

1800’lü yıllardan başlayarak hastanenin ve sağlık tarihinin hakkında arşivlerde yer alan İnegöl’e dair bilgiler ise şu şekilde geçiyor;

1840 – İmar Heyeti İnegöl’deki eksikleri tespit etmek ve yatırımları planlamak için İnegöl’e gelir ve bir rapor hazırlar. Rapor padişaha sunulduğunda içerisinde sağlıkla ilgili şu satırlar vardır, ‘İnegöl’de müstakil bir hekim yoktur. İnegöl’de yaşasa geçinemeyeceğinden hekim tayin edilemez. Hastalardan gücü yeten at ve arabalarla Bursa vilayetine taşınır veya gücü yetemeyenler için hekim Bursa’dan getirilir.’

PARASIZLIKTAN HASTANE YAPILAMAMIŞ

1900 – İnegöl, Bilecik ve Domaniç’te bir firengi salgını başlamıştır. Padişahlık makamından görevlendirilen gezici Frengi tabibi Ömer Efendi bu civarları gezerek hastaları tedavi etmeye çalışmıştır. Padişaha yazdığı raporda ‘İnegöl’de bir hastane açılması için belediye yer tahsis etmiş fakat parasızlıktan hastane yapılamamıştır. Salgın hastalığın kontrol altına alınabilmesi için İnegöl’de bir hastane kurulması gerekmektedir.’ demiştir.

1906 – İnegöl’de bir hastanenin açıldığı ve hizmet vermeye başladığı zamanında yayınlanan sağlık dergisinde ilan edilmiştir.

HASTANE İÇİN İLGİNÇ PARA TOPLANMA 

1906 – Halk tarafından padişaha yazılan bir şikâyet dilekçesinde İnegöl’den gelip geçen yayalardan 10 para, eşeklilerden 20 para ve atla gelip geçenlerden 40 para hastanenin yapımı için alındığı ve bu alınan paraya artık halkın gücünün yetmediğinden bahsedilmiştir. Bu dilekçe üzerine müfettişler tayin edilerek gerekli incelemeler yapılmıştır. Bu belgeden anlaşılacağı üzere halk elinden gelen tüm fedakârlığı yaparak hastanenin kuruluşuna büyük katkı sağlamışlardır.

‘İNEGÖL’DE SAĞLIK İŞLERİ İYİYE GİDİYOR’

1935 – Cumhuriyet gazetesi arşivinde İnegöl’de yapılan başarılı bir ameliyat için haber yapılmış ve ‘İnegöl’de sağlık işleri iyiye gidiyor’ diye başlık atılmıştır.

1940 – İnegöllü bir coğrafya öğretmeni olan Turgut Can Mamaş isimli hoca çıkardığı İnegöl dergisinde hastane için 40 yatakla hizmet verdiğinden bahsediyor.

1950 - Başhekim Doktor Rauf Yılmazer bir dizi makale yazarak halkı sağlık yönünden bilinçlendirmek istemiştir. Bu makalelerde hastanenin fiziki ve sosyal şartları ile ilgili ayrıntılı bilgiler vardır.

1960 – Dr. Ahmet Fazlı Baran başhekimlik dönemidir, yeni hastane yapım aşamasındadır.