Yargıtay'dan boşanma davalarını yakından ilgilendiren dikkat çekici bir karar geldi. Eşinin önceki evliliğinden olan çocuğunu ortak konutta istemeyen ve kendisini hâkim veya müfettiş olarak tanıtan kadın, boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu bulundu. Yüksek Mahkeme, kadın lehine verilennafaka ve tazminathükümlerini bozdu.

Antalya'da görülen bir boşanma davasında yaşanan gelişme, aile hukukunda kusur değerlendirmesinin önemini yeniden gündeme taşıdı.

İlk derece mahkemesinin tamamen kusurlu bulduğu erkek, kararı temyiz ederek Yargıtay'a taşıdı. Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise kadının evlilik sürecindeki davranışlarına dikkat çekerek önceki kusur değerlendirmesini değiştirdi.

MAHKEME ÖNCE KADINI HAKLI BULDU

Antalya 10. Aile Mahkemesinde görülen boşanma davası, kadının başvurusu üzerine açıldı.

Yargılama sonucunda yerel mahkeme, evlilik birliğinin sona ermesinde erkeğin tamamen kusurlu olduğuna karar verdi.

Mahkeme, tarafların boşanmalarına hükmederken kadın lehine yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Kararın ardından erkeğin yaptığı istinaf başvurusu esastan reddedildi. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a taşındı.

ÜVEY ÇOCUĞU İSTEMEMESİ KUSUR SAYILDI

Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eşinin önceki evliliğinden olan çocuğuna yönelik tutumunu değerlendirdi.

Karara ilişkin aktarılan bilgilere göre kadın, evlenmeden önce eşinin çocuğunu kabul etmesine rağmen evlilik gerçekleştikten sonra çocuğun ortak konuta gelmesini istemedi.

Yargıtay, bu davranışı boşanmaya neden olan olaylar kapsamında kusur olarak değerlendirdi.

Yüksek Mahkemenin bu değerlendirmesi, eşlerin önceki evliliklerinden olan çocuklarıyla ilişkilerinin evlilik birliği içerisindeki önemini bir kez daha gündeme getirdi.

KENDİSİNİ HÂKİM OLARAK TANITMIŞ

Yargıtay'ın değerlendirmesinde yalnızca kadının üvey çocuğa yönelik tutumu değil, eşine karşı sergilediği başka bir davranış da etkili oldu.

Dosyada kadının kendisini eşine hâkim veya müfettiş olarak tanıttığı belirtildi.

Yüksek Mahkeme, bu durumu evlilik birliğinde güven sarsıcı davranış olarak kabul etti.

Tarafların kusurlarını birlikte değerlendiren Yargıtay, kadının boşanmaya neden olan olaylarda erkekten daha ağır kusurlu olduğu sonucuna ulaştı.

NAFAKA VE TAZMİNAT KARARI BOZULDU

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yaptığı kusur değerlendirmesinin ardından yerel mahkemenin kadın lehine verdiği nafaka ve tazminat hükümlerini hukuka uygun bulmadı.

Bu kapsamda kadına bağlanan yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminata ilişkin hükümler bozuldu.

Ayrıca erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin de yeni kusur değerlendirmesi doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğine karar verildi.

Böylece ilk derece mahkemesinin verdiği kararın mali sonuçları bakımından yeniden değerlendirme yapılmasının önü açıldı.