Son dönemde hızla yayılmaya başlayanH3N2 grip virüsü, sağlık çevrelerinde endişe yaratıyor. Uzmanlar, virüsün yüksek bulaşıcılık özelliğine dikkat çekerken,2026 yılına yaklaşılırken yeni bir salgın dalgası yaşanabileceğikonusunda uyarılarda bulunuyor.

Avustralya’da ortaya çıkan ve ardındanİngiltere ile İspanya’da hastanelerin dolmasına neden olan H3N2 grip salgını, Türkiye’de de görülmeye başladı. Artan vaka sayıları nedeniyle birçok hasta sağlık kuruluşlarına başvururken, uzmanlar influenzanın her4 yılda bir mutasyon geçirerekyeni salgınlara yol açtığını belirtiyor.

“SEMPTOMLAR DEĞİŞMİYOR, SADECE BULAŞICILIĞI ARTIYOR”

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji UzmanıDoç. Dr. Ahmet Rıza Şahin, H3N2 virüsünün belirtilerinin klasik grip semptomlarıyla aynı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Bu virüs, bildiğimiz influenza. İnfluenza, yani grip yapan virüslerin temel karakterlerinden biride sürekli mutasyona uğramaları. Bu değişimler eğer anlamlı olursa o zaman ya bulaşıcılıkları ya da ağır ölüm yapıcı etkileri değişiyor. Şu anki virüs daha bulaşıcı. Avustralya'dan ülkemize doğru yavaşça giriyor. Bu açıdan dikkatli olmamız lazım. Yüksek ateş veya şiddetli halsizliğe ek olarak kuru öksürüğünüz, bulantı, kusmanız, baş ağrınız varsa zaten gripsiniz demektir. Semptomlar değişmiyor, sadece bulaşıcılığı artıyor."

“MASKE VE MESAFEYE DİKKAT”

Kış aylarında virüslerin daha kolay yayıldığını belirten Doç. Dr. Şahin, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Soğuk hava, nemli hava virüsün yaşam şartlarını kolaylaştırıyor. H3N2 dediğimiz influenzanın yeni gelen mutajen suş daha bulaşıcı. Hasta kişinin çıkartılarından uzak durmalıyız. 1 metre mesafe olacak, hasta kişiler de maskesini takacak."

“2026 MART AYINA GİRERKEN DİKKATLİ OLMALIYIZ”

İnfluenzanın ve koronavirüslerin döngüsel olarak salgın yaptığını belirten Doç. Dr. Şahin, şu uyarılarda bulundu:

"5 sene önce kovid salgını yaşadık. En son omicron suşu vardı. 2022 yılının Ocak ayından sonra vaka sayıları 100-120 binlere tırmandı ve koronavirüs insana evrimleşti. Bir nevi artık kovid gripleşti. Bu tip insana evrimleşmiş koronavirüsler 4 yılda 1 salgın yapar. 2022 Mart ayında son görülen vakalar mevcuttu. 4 yıl geçti, 2026 Mart ayına geliyoruz. Bir yanda mutajen influenza, bir yanda da insana evrimleşmiş koronavirüslerin tipik salgınlarının zamanına giriyoruz. İnsanları dikkatli olmaya çağırıyorum."

SÜPER GRİP UYARISI

Göğüs Hastalıkları UzmanıProf. Dr. Şevket Özkayaise Avrupa’da etkili olan ve kamuoyundasüper gripolarak adlandırılan erken grip dalgasına dikkat çekti. Prof. Dr. Özkaya, benzer bir tablonun Türkiye’de de görülebileceğini belirtti.

"Ortada çok sayıda soğuk algınlığı ve grip vakası dolaşıyor. Vatandaşların en çok merak ettiği konu bunun soğuk algınlığı mı, grip mi yoksa kovid mi olduğu."

“SÜPER GRİP YENİ BİR VİRÜS DEĞİL”

Prof. Dr. Özkaya, süper grip kavramına açıklık getirerek şunları söyledi:

"Bu yıl normalden daha erken ortaya çıkan gribi tarif etmek için bu ifade kullanılıyor. Avrupa’da influenza A(H3N2) virüsünün mutasyona uğramış bir versiyonu dolaşımda. Bazılarının ‘alt sınıf K’ olarak adlandırdığı bu türe karşı mevcut grip aşıları hâlâ etkili."

Soğuk havaların dolaylı etkilerine de değinen Özkaya, kapalı ve kalabalık alanların virüs yayılımını artırdığını, okul ve yurt ortamlarının risk oluşturduğunu ifade etti.

HASTALIKLAR NASIL AYIRT EDİLİR?

Prof. Dr. Şevket Özkaya, grip, soğuk algınlığı ve Kovid-19 arasındaki farkları şu şekilde sıraladı:

"Soğuk algınlığı: Belirtiler kademeli başlar. Daha çok burun ve boğazı etkiler. Kulakta basınç hissi, boğazda gıdıklanma ve balgamlı öksürük görülebilir. Genellikle günlük yaşamı tamamen durdurmaz.

Grip: Aniden başlar. Ateş, kas ağrıları, halsizlik, yorgunluk ve kuru öksürük ön plandadır. Çoğu zaman yatak istirahati gerektirir.

Kovid-19: Grip benzeri belirtilere ek olarak tat veya koku kaybı görülebilir. Yeni varyantlarda keskin boğaz ağrısı ve ishal de sık rastlanan şikâyetler arasındadır."

“EVDE KALMAK VE DİNLENMEK ÖNEMLİ”

Hastalık belirtileri gösteren kişilere çağrıda bulunan Prof. Dr. Özkaya, şu uyarıyı yaptı:

"Önerimiz, belirtiler başladığında evde kalmak, dinlenmek ve iyileşmeye odaklanmak. Gerekli durumlarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı."