Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarım işçilerini yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Narenciye bahçesinin bakımında çalışan bir işçiyle ilgili davayı inceleyen Yüksek Mahkeme, işçininihbar tazminatıve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerektiğinehükmetti. Kararda işçinin yaptığı işin tarım işi olması nedeniyle uyuşmazlığa Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtildi.

Narenciye bahçesinin bakımını üstlenen B.G., ailesiyle birlikte cüzi bir ücret karşılığında bahçedeki kulübede kaldı. B.G., uzun yıllar bahçenin bakımını yaptıktan sonra işten çıkarılması üzerine İş Mahkemesi'ne başvurdu.

İŞÇİ ALACAKLARINI TALEP ETTİ

B.G., hayvanlara ve bahçeye bakarak çalıştığını, son 5 yıla ait ücret alacağı dahil olmak üzere işçilik alacaklarını alamadan iş sözleşmesinin feshedildiğini öne sürdü.

Narenciye bahçesindeki kulübenin bahçe sahibi tarafından kendisine tahsis edildiğini belirten B.G., bahçenin her türlü işinin kendisine yaptırıldığını ve sigortasız çalıştırıldığını ileri sürdü.

İşçi, hak ettiği ücreti istemesinin ardından iş sözleşmesinin haksız şekilde sonlandırıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etti.

BAHÇE SAHİBİ DAVANIN REDDİNİ İSTEDİ

Davalı bahçe sahibi ise B.G.'nin kulübede çok cüzi miktarda kira karşılığında oturduğunu savundu.

Bahçe sahibi, taraflar arasında bir iş ilişkisinin ve buna bağlı olarak bağlılık unsurunun oluşmadığını öne sürerek davanın reddedilmesini istedi.

İş Mahkemesi davanın reddine karar verdi. B.G.'nin kararı istinafa taşımasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de itirazları geri çevirdi.

Bunun üzerine B.G. temyiz yoluna başvurdu ve dosyaYargıtay 9. Hukuk Dairesi'ninönüne geldi.

YARGITAY İŞ İLİŞKİSİNİ KABUL ETTİ

Yargıtay, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının B.G.'nin dava konusu işyerinde çalıştığı yönündeki ifadelerine dikkat çekti.

Yargıtay kararında şu ifadeleraynenyer aldı:

"Tanık beyanları, davacının çalışma karşılığında davalıya ait evde oturduğu yönündeki iddiasını teyit etmektedir. Dosya içeriğine ve özellikle davacı tanıklarının beyanlarına göre taraflar arasında iş ilişkisinin varlığının ve davacının davalıya ait işyerinde kesintisiz 5 sene çalıştığının kabulü gerekir. Davacının yaptığı işin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, işin tarım işi olması nedeniyle uyuşmazlığa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği açıktır. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmasa ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Diğer yandan, davacının çalıştığı süre boyunca çalışmasına karşılık davalıya ait evde kaldığı anlaşılmakla, çalıştığı süre boyunca asgari ücret üzerinden hak kazandığı toplam ücret miktarından oturduğu evin kira bedeli tespit edilip mahsup edilmek suretiyle ödenmeyen ücret alacağının ve asgari geçim indirimi alacağının da hüküm altına alınması gerekir. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İş Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir"