Aslında sonda söyleyeceğimiz kelimeyi baştan söyleyelim: Bu takım bu durumda ise, oynadığı futbolla taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmışsa, en büyük pay futbolcularındır. Yani Muğla’da yenildik ama canları sağ olsun. Buralara gelmek öyle kolay değil ve biz hâlâ play-off hattındayız.
Bazen çok şey vardır bildiğiniz ama hayırlısı az konuşmaktır; işte tam da bu noktadayız.
Gelelim saha içine… Takım, Özcan Aydın dışında geçen hafta ile aynı kadro ile çıktı maça. İki takım da durağan başladı. Ardından bizim durağanlığımız devam edince Muğla vitesi yükseltti ve sazı eline aldı. İlk yarım saatte net 3 pozisyonu kaleci Bekir çıkardı. Rakibin kaçırdığı bu anlar bizi belki hayata döndürür diye beklesek de olmadı.
Kanatlar inanılmaz durgundu, orta saha üretkenlikten uzaktı. İleride Yasin Ozan’a top gelmeyince durum daha da vahim hâle geldi. Bireysel hatalar çok ön plana çıktı. Sahada kaleci Bekir dışında sanki oyuncumuz yoktu. Tam beş net gollük topu çıkararak farkı önledi.
Düşünün, net tek pozisyonu 87. dakikada Hasan Alp ile bulduk. Hâl böyle olunca yenilgi sürpriz olmadı. Bizim bu haftaya kadar en büyük sermayemiz olan istekli futboldan eser yoktu.
Kısaca, yaşadığımız bazı sorunları Ankara maçına kadar çözmemiz gerek. Çünkü bu maç, hedef yolunda virajın en keskin olanı adeta.
Sonuç olarak bu takım bizim ve bize güzel bir sezon geçirme adına ellerinden geleni yaptılar. Umarım bu güzel hikâyeye, bir filmdeki kötü karakter engel olmaz da peri masalı mutlu biter…
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!