İnegöl ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan İnegöl Mobilyası, son dönemde artan maliyet baskısı ve yapısal sorunlarla gündemde. Sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter eski Yardımcısı Ahmet Bayhan, üretim gücüne rağmen sektörün sürdürülebilirlik açısından kritik bir süreçten geçtiğini belirtti. Bayhan, fiyat rekabeti, kârlılık sorunu ve hammadde maliyetlerindeki istikrarsızlığın firmaları zorladığını ifade etti.

FİYAT REKABETİNE DİKKAT ÇEKTİ

Ahmet Bayhan, İnegöl’de rekabetin büyük ölçüde fiyat üzerinden yürütüldüğünü vurguladı. Düşük fiyat politikasının kısa vadede nakit akışı sağladığını ancak uzun vadede sektör genelinde yıpranmaya yol açtığını kaydetti. Fiyat yerine maliyet kavramının konuşulması gerektiğini belirten Bayhan, firmalar için maliyet hesaplama eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını ve “reel maliyet hesaplama” yönteminin benimsenmesini önerdi.

Sektör temsilcileri ve meslek kuruluşlarının öncülüğünde bağlayıcı olmayan ancak yol gösterici nitelikte asgari maliyet bileşenlerinin ortaya konulabileceğini dile getiren Bayhan, bunun bir fiyat dayatması değil ortak referans zemini olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

HAMMADDE MALİYETİ VE GÜÇ BİRLİĞİ

Bayhan, İnegöl’de faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli firmaların hammaddeyi rakip şehirlere kıyasla daha yüksek fiyatla temin ettiğini aktardı. Kayseri ve Çanakkale gibi üretim merkezleriyle karşılaştırıldığında maliyet dezavantajının ortaya çıktığını belirtti. Bireysel ve düşük miktarlı alımların bu tabloyu etkilediğini ifade etti.

Tarım sektöründeki kooperatifleşme örneklerine dikkat çeken Bayhan, mobilya sektöründe de benzer bir güç birliği modelinin değerlendirilebileceğini kaydetti.

UZMANLAŞMA VE YATIRIM VURGUSU

Üretimde uzmanlaşmanın önemine değinen Bayhan, birçok işletmenin pazardaki daralmaya karşı farklı ürün gruplarına yöneldiğini ve bunun kalite ile verimlilik üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu söyledi. Ürün bazlı uzmanlaşmanın maliyet kontrolü ve tasarım gücü açısından katkı sağlayacağını ifade etti.

Mobilya sektöründe kazançların üretim yatırımları yerine arsa, daire, inşaat ve araç gibi alanlara kaydırılmasının stratejik bir kırılmaya işaret ettiğini belirten Bayhan, bu eğilimin üretim altyapısının yenilenmesini geciktirdiğini kaydetti.

TASARIM VE İNSAN KAYNAĞI SORUNU

Ahmet Bayhan, tasarım ve teknik kapasitenin kolektif biçimde güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Birçok işletmenin profesyonel tasarımcı, mühendis veya AR-GE birimi kurma imkânına sahip olmadığını belirtti. Ortak tasarım ofisleri ve teknik danışmanlık yapılarının katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Nitelikli teknik eleman ve tasarımcı eksikliğinin kronik bir sorun olduğunu vurgulayan Bayhan, meslek liselerinden gelen öğrenci kapasitesinin sektör beklentilerini karşılamadığını da sözlerine ekledi.

“İNEGÖL MOBİLYASI” MARKASI VURGUSU

Ahmet Bayhan, korunması gereken en önemli değerin “İnegöl Mobilyası” markası olduğunu belirtti. Bu ifadenin yalnızca bir üretim coğrafyasını değil; kalite anlayışını, mesleki etiği ve sürdürülebilirliği temsil etmesi gerektiğini kaydetti.

Sektörün çıkış yolunun daha fazla üretmekten değil; daha doğru, daha nitelikli ve daha değerli üretmekten geçtiğini ifade eden Bayhan, uzun vadeli bir vizyonun benimsenmesi gerektiğini dile getirdi.