ÖZGÜR ÖZEL'DEN ERKEN SEÇİM VE 2027 SONBAHARI AÇIKLAMASI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Türkiye'de erken seçim tartışmalarına, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) davasına, çözüm süreci komisyonu raporuna ve Ortadoğu'daki gelişmelere ilişkin görüşlerini aktardı.

Özel, mevcut siyasi tabloda bir erken seçim beklemediğini söyledi. İktidarın seçim takvimine ilişkin olarak, seçimlerin 2027 yılının sonbahar döneminde yapılacağı yönünde öngörüde bulundu. Bu çerçevede iktidarın seçim planlamasını daha ileri bir tarihe göre yaptığını ifade etti.

İBB DAVASI VE YARGILAMA SÜRECİNE İLİŞKİN GÖRÜŞLER

Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili davanın ilk haftasına dair soruları yanıtladı. Duruşmaların Silivri Cezaevi kampüsü içerisindeki salonda yapıldığını hatırlatan Özel, mahkeme heyetinin kıdem durumuna dikkat çekti. Özel, dosyanın ağır ceza mahkemelerinden birine düştüğünü, heyette görev yapan hakimlerin mesleki kıdem yıllarını düşük bulduğunu dile getirdi.

Özel, duruşma salonundaki uygulamalara da değindi. Tutuklu sanıkların yakınlarıyla temasına getirilen sınırlamaları ele aldı. İmamoğlu'nun fotoğraflarının panolardan indirilmesi ve miting alanlarına fotoğrafla giren kişilere yönelik engellemelerin gündeme geldiğini belirtti. Özel, bu süreci "düşman hukuku" ifadesiyle tanımladı ve tutukluluk halinin sınırlarına ilişkin görüş aktardı.

18 MART İÇİN PLANLANAN MİTİNG PROGRAMI

CHP Genel Başkanı, 18 Mart tarihinde İstanbul'da düzenlenmesi planlanan mitingle ilgili hazırlıkları anlattı. Bu mitingin partisinin 99. mitingi olacağını söyledi. Tarih planlamasında, geçmişte yaşanan diploma iptali ve gözaltı sürecinin de dikkate alındığını ifade etti.

Özel, mitingde üniversite öğrencileri, aileler, sendika temsilcileri ve farklı siyasi partilerden genel başkanların bulunmasının öngörüldüğünü kaydetti. Ayrıca yıl boyunca şarkıları dinlenen sanatçıların da mitinge katılmasının planlandığını söyledi. İstanbul İl Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın da konuşmacılar arasında yer alacağını belirtti.

ÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYONU RAPORUNA CHP'NİN YAKLAŞIMI

Özel, çözüm süreci komisyonu raporuna ilişkin CHP'nin tutumunu anlattı. Raporda kullanılan dilin, tüm partilerin uzlaşısını yansıtacak şekilde hazırlandığını söyledi. Bu nedenle giriş bölümünde parti olarak tercih etmeyecekleri ifadeler bulunsa da, raporu bir uzlaşı metni olarak gördüklerini dile getirdi.

Özel, özellikle raporun yedinci bölümüne ağırlık verdiklerini belirtti. Bu bölümde demokratikleşme adımlarına ilişkin teknik önerilerin yer aldığını, CHP'nin bu kısım üzerinde yoğunlaştığını aktardı. Komisyonun adında geçen "demokratikleşme" ifadesinin de CHP'nin katkısıyla metne girdiğini söyledi.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI VE TRUMP FAKTÖRÜ

ABD'de kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleriyle Türkiye'deki olası erken seçim tartışmaları arasındaki ilişkiye dair soru üzerine Özel, erken seçim talebini sürdürdüğünü ancak bu yönde bir beklentisinin olmadığını belirtti. Mevcut koşullarda yapılacak bir seçimde iktidarın oy kaybı yaşayacağını, bu nedenle iktidarın seçimi ileri tarihe bırakacağını düşündüğünü ifade etti.

Özel, iktidarın 2027 sonbaharında seçime gitmeyi planladığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aday olup olmamasına dair olası senaryolara değinerek, seçim takviminin buna göre şekillenebileceğini söyledi. ABD'deki seçim sonucunun, özellikle Donald Trump'ın kaybetmesi halinde, Türkiye'deki iktidar üzerinde psikolojik etkiler yaratabileceğini savundu.

ORTADOĞU, TRUMP VE TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI

Ortadoğu'da ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerilimle ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, İran meselesine ilkesel bir düzlemden yaklaşılması gerektiğini belirtti. İran'ın demokratik bir yönetime kavuşmasının önemsendiğini, ancak bu sürecin dış müdahalelerle değil uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Özel, ABD eski Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun politikalarına atıf yaparak, bu yaklaşımların uluslararası sistemde yeni bir düzen dayattığını ifade etti. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler merkezli düzenden yana tavır alması gerektiğini savunduğunu belirtti. Ukrayna-Rusya savaşında Türkiye'nin tarafsız duruşunu hatırlatarak, benzer bir yaklaşımın Ortadoğu'da da gündeme gelmesinin mümkün olduğunu söyledi.

Özel, İran'da yaşanabilecek olası bir istikrarsızlığın yeni bir göç dalgası oluşturabileceğini ve bunun Türkiye'yi doğrudan etkileyebileceğini dile getirdi. Türkiye'nin, hem İran'da demokratikleşmeyi hem de ABD'nin uluslararası hukukla uyumlu hareket etmesini teşvik eden bir rol üstlenebileceğini kaydetti. Mevcut durumda ise iktidarın Trump'a bağlı bir pozisyon aldığını ve İsrail ile sert söylem içeren bir ilişki yürüttüğünü ileri sürdü.

SAVAŞIN EKONOMİK ETKİLERİ VE AKARYAKIT POLİTİKASI

Özgür Özel, Ortadoğu'daki savaşın ekonomik etkilerine de değindi. Brent petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarına yansıtılması konusunda uyarılarda bulunduklarını söyledi. Özel, fiyat artışlarının pompaya tam yansıtılması durumunda enflasyon üzerinde ek baskı oluşacağını belirtti.

CHP Ekonomi Eş Güdüm Konseyi'nin olağanüstü toplandığını ve kendisine hazırlanan bir rapor sunduğunu aktaran Özel, eşel mobil sistemine geçilmesi gerektiği yönünde öneride bulunduklarını ifade etti. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın vergi mekanizmasıyla dengelenebileceğini, zammın tümünün tüketiciye yansıtılmaması gerektiğini savundu.

Özel, gübre fiyatları ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin de Türkiye ekonomisi açısından risk oluşturduğunu belirtti. Dış politikada kurumsal birikime başvurulmadığını, bu nedenle sürecin hazırlıksız ve öngörüsüz şekilde yönetildiğini iddia etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Donald Trump arasındaki ilişkiye atıf yaparak, Türkiye'nin dış politika tercihlerinin bu eksende şekillendiğini ileri sürdü.