UZMANDAN ORUCU TUZ İLE AÇMA KONUSUNDA AÇIKLAMA
Beslenme uzmanı Ertekin Aykaç, Ramazan ayında oruç açarken yaygın olarak tercih edilen hurma, su, zeytin ve tuz tüketimine ilişkin bilgi verdi. Aykaç, orucu tuz ile açmanın sindirim sistemi üzerindeki etkilerini anlattı ve bazı kronik hastalığı bulunan kişilere yönelik uyarılarda bulundu.
Aykaç, oruç ibadetinin vücut ve sindirim sistemini dinlendirdiğini, bu nedenle iftar sırasında ilk alınan besinlerin sağlık açısından önem taşıdığını belirtti. Orucu doğru tutmanın yanı sıra, orucun doğru bir şekilde açılmasının da sindirim sistemi fonksiyonları açısından dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
ORUCU TUZ İLE AÇMANIN ETKİLERİ
Ertekin Aykaç, orucu tuz ile açmanın birçok fizyolojik etkisi bulunduğunu bildirdi. Yemeğe başlamadan önce az miktarda tuz tadılmasının mide enzimlerini harekete geçirdiğini ve hazmı kolaylaştırdığını söyledi. Tuzun dildeki reseptörleri uyarması sonucu mide enzim ve asit salgısının arttığını, bunun da sindirimin başlamasına katkı sağladığını aktardı.
Aykaç, tuz sayesinde tükürük salgısının arttığını, bu durumun özellikle karbonhidratların ağızda başlayan sindirimi üzerinde etkili olduğunu belirtti. Artan tükürük salgısı ile birlikte karbonhidratların ön sindiriminin hızlandığını, böylece sindirim sürecinin ağızda aktif hale geldiğini ifade etti.
Ağız yoluyla vücuda girebilen mikroorganizmalar açısından da tuzun önemine dikkat çeken Aykaç, tuzun ana bileşeni olan sodyum klorürün, ağıza hava yoluyla giren mikropların temizlenmesine yardımcı olduğunu belirtti. Tuzda bulunan sodyum iyonunun hücrelerin beslenmesine ve hücre zarından madde geçişine katkı sunduğunu dile getirdi.
Aykaç, yemeğe tuz ile başlanmasının tükürük bezlerini daha fazla salgı üretmeye teşvik ettiğini, böylece ağız içi sindirim süreçlerinin daha aktif hâle geldiğini kaydetti. Ancak kronik rahatsızlığı olan kişilerin bu uygulamayı dikkatle değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
YÜKSEK TANSİYON VE BÖBREK HASTALARI İÇİN UYARI
Beslenme uzmanı Aykaç, orucu tuz ile açmanın faydalarından söz ederken, yüksek tansiyon ve böbrek hastalığı bulunan kişileri bu genellemenin dışında tuttuğunu belirtti. Tansiyon ve böbrek sorunu olan bireylerin tuz tüketimi konusunda kısıtlama altında olabildiğini, bu nedenle yemeğe tuz ile başlamamaları gerektiğini ifade etti.
Aykaç, kronik hastalığı bulunan kişilerin, oruç tutma ve iftar beslenmesi konusunda hekim ve beslenme uzmanı önerilerine göre hareket etmesinin önem taşıdığını söyledi. Bu kapsamda, özellikle tuz tüketimine ilişkin bireysel sağlık durumlarının dikkate alınmasının gerektiğini dile getirdi.
İFTARDA HURMA TÜKETİMİ VE KALP SAĞLIĞI
Ertekin Aykaç, hurmanın iftarda sıkça tercih edilen besinler arasında yer aldığını belirtti. Hurmanın içerdiği besin değerleri ve lifli yapısı sayesinde gün boyu ihtiyaç duyulan vitaminlerin önemli bir bölümünü karşıladığını ifade etti. Hurmanın vücudu temizlemeye yardımcı olduğunu, kalp sağlığını korumada etkili besinler arasında sayıldığını aktardı.
Aykaç, hurmanın kalp sağlığını desteklemesinin, şeker ve insülin değerlerinin korunmasına da katkıda bulunabildiğini belirtti. Lif içeriği ve doğal şeker yapısı nedeniyle hurmanın, uzun süreli açlık sonrası kan şekeri dengesinin sağlanmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
İFTARDA SU TÜKETİMİ VE SİNDİRİM
Aykaç, oruç açarken su tüketiminin de yaygın bir tercih olduğunu söyledi. Gün boyu susuz kalan kişilerin, iftarla birlikte su ihtiyacını gidermeye yöneldiğini, bu nedenle suyla oruç açmanın sık görülen bir uygulama olduğunu belirtti.
Oruçlu geçen günün ardından iftarda yemek öncesi su içilmesinin, susuzluğun giderilmesine ek olarak aşırı yemek tüketiminin önlenmesine yardımcı olabileceğini ifade etti. Aykaç, midenin önce suyla dolmasının, iftarda hızlı ve fazla miktarda besin tüketme eğilimini azaltabileceğini dile getirdi.
İFTAR BESLENMESİNDE FİZYOLOJİK MEKANİZMALAR
Beslenme uzmanı Aykaç, tuz, hurma ve su üçlüsünün iftar sofralarında geleneksel olarak yer aldığını belirterek, bu besinlerin vücut üzerindeki fizyolojik etkilerine değindi. Tuzun dildeki reseptörleri uyarmasıyla gastrin hormonu salgısının tetiklendiğini, bu hormonun mide asidinin kontrollü şekilde salınmasına yardımcı olduğunu anlattı.
Kullanılan tuzun iyotlu olması hâlinde, boş mideye alınan iyotun tiroit bezlerinin çalışmasına ve metabolizma hızının desteklenmesine katkı sağlayabildiğini ifade etti. Hurma gibi lifli ve doğal şeker içeren besinlerle orucu açmanın, beyindeki doyma merkezine giden sinyallerin daha dengeli ilerlemesine yardımcı olduğunu söyledi.
Aykaç, iftar sırasında tuzun ağızda oluşturduğu uyarının, vagus siniri üzerinden parasempatik sinir sistemini aktive ettiğini, bu durumun sindirim sürecinin başlamasında rol oynadığını belirtti. Bu süreçte vücudun dinlenme ve sindirim moduna geçtiğini, sindirim sisteminin iftara hazırlanmasında bu mekanizmaların etkili olduğunu aktardı.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!