İnegöl’de 1990 yılından bu yana spor alanında hizmet veren Çarşıspor’un antrenörü Kemal Başaran, yetkililerin kulüplerine olan ilgisizliğine veryansın etti.
“YA FUTBOL KULÜBÜ OLACAKSIN YA DA YANDAŞ”
Kemal Başaran, İnegöl’de salon sporlarının gereken yerde olmadığını belirterek; “7 yaşından beri İnegöl’de basketbol ile yakından ilgilenen bir kişi olarak ilçemizin genel salon sporu konusunda geldiği nokta ile ilgili şöyle bir durup düşündüğümde, olması gereken yerde miyiz sorusunun cevabını kesin olarak hayır diye nitelendirebilirim. Şimdi bana Belediyespor 4 yılda voleybolda 1. Lige çıktı diyebilirsiniz. Ancak ben seyirci gözü ile değil, bir antrenör gözü ile bu değerlendirmeyi yapıyorum. Size başarı diye sundukları şeyin ne olduğuna, pazarladıkları ürünün ne içerdiğine bakmanız gerekir. Zira başarı sadece fotoğrafta görünmek mi, yoksa 250 bin nüfusa sahip bir ilçede yeni yetenekleri bulup keşfetmek mi? İşte bu ince ayrım son derece mükemmel işlemeli. Malum, İnegöl Belediyesi’nin son yıllarda yaptığı ve uzun süre hasretini çektiğimiz spor salonları inşa edildi. Ancak bunların birisi sadece voleybol A takımına tahsil edilmişken, diğeri ise belediyespor alt yapısı kullanmaktadır. Bildiğiniz gibi 1990 yılından beri İnegöl’de birçok salon sporunun tanınmasına vesile olmuş ve yüzlerce oyuncu yetiştirmiş bir Çarşıspor’un olduğu da herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Kısa süre içerisinde birçok futbol kulübüne tesis ve lokal anlamında yardımcı olan belediyenin, bu kulübümüze neden bir tesis yapmadığı konusunda da sesimizi çıkartmamız gerekmektedir. Sırf bu kulübün antrenörü olduğum için değil, yetenekli çocukların tesis yetersizliğinden dolayı eriyip gitmesinden duyduğum bir rahatsızlık olduğu için değinmek istedim. Ancak bu konuda sizde 25 yıldır emek veriyorsunuz, şu tesisi yapalım, daha nitelikli oyuncular yetiştirin diyen birinin olmaması da son derece üzüntü verici. Demek ki ne imiş; hemen bir futbol kulübü olmak ya da hakkaniyetli bir yandaş” dedi.
DAHA İYİ İŞLER YAPABİLECEĞİMİZ BİR TESİSİMİZ OLMASI ŞART
İnegöl’deki salon sporlarının içerisinde bulunduğu durum hakkında da eleştirisel bir yorum yapan Başaran, şöyle konuştu: “Aslına bakarsanız salon sporlarında belki de 1000 oyuncu arasından 1 inin çok fazla şansı doğacak ve kendisine iyi bir gelecek sağlayacak iken, belki de geri kalan oyunculara da kariyerlerini sürdürme konusunda onlarca kapı açma fırsatını elde edebilirsiniz. Ancak antrenörlük sadece ek gelir olsun, elektrik, doğalgaz, su faturam ödensin zihniyeti ile yapılacak bir işte değildir. Bu sebeple hem ülke genelinde, hem de ilçemizde maalesef etik değerlerden önce bunları göz önünde bulunduran kişilerden salon branşları temizlenmelidir. Nasıl ki bir öğrenci haftanın 5 günü okula gidiyorsa, oyuncu olmak içinde bu disiplin duygusu ile hareket edilmeli ve oyuncuların hem aileleri tarafından destek görmeleri, hem de salon sporlarını yönetenlerin bu salonları 7/24 takımların hizmetine açmaları mutlak bir gerçektir. Senelerden beri maalesef bulundukları mevkilerde farklı bakış açıları yerine korkaklıkları ile yer edinmiş kişiler, bu topraklardan hiç bir oyuncunun çıkmamasında en büyük ah alanlar olmaktadırlar. Gerekli imkanların olmasına rağmen bu konuda vakit öldürmekten başka hiç bir iz bırakmayanların da boy boy gazete sayfalarında kendilerine methiye düzmeleri benim ‘insan en çok kendisinden olmayandan söz eder’ cümlesini hatırlamama sebep olmaktadır. Bunu 20 yılın isyanı ile amatör sevdalısı bir kişinin haykırışı olarak görün. Çünkü el tutan değil, her zaman kendi menfaatlerine dokunmayan şahıslar ile bu yolda yürümek zorunda bırakıldık. İnegöl de sizde birşeylerin değişmesini istiyorsanız sadece spor kulübü oluşturmanız değil, bu ilçenin gençleri ile yol almanız gerektiğini bilecek bilgiye, deneyime ve herşeyden önce yüreğe sahip olmanız gerektiğinin de farkına varmalısınız. Bu sebeple emek veren bir alt yapı antrenörü olarak artık bizim de çok daha iyi işler yapabileceğimiz bir tesisimizin olmasının şart olduğunu söylemek istiyorum. Bu konuda basketbol ile ilgili diğer emek veren kişilerinde en azından bu konuya destek vermeleri gerektiğine de yürekten inanıyorum. Tabi bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığından kurtulmayı bir ara başarırlar ise.”





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın