ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürülmesi sonrasında küresel piyasalarda altın, gümüş ve petrol fiyatlarına ilişkin gelişmeler izleniyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yönelik açıkladığı karar da enerji piyasaları ve ticaret rotaları açısından takip ediliyor.
Ekonomist Hakan Çınar, TGRT Haber canlı yayınına katılarak son gelişmelerin altın, gümüş ve petrol fiyatları ile enerji ve emtia piyasalarına yansımalarına ilişkin bilgi verdi. Çınar, hem fiziki piyasalardaki son fiyat hareketlerini hem de Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol ve doğal gaz ticaretine dair verileri paylaştı.
GRAM ALTIN VE GÜMÜŞ FİYATLARINDA SON DURUM
Hakan Çınar'ın aktardığı bilgilere göre, saldırı haberlerinin ardından Türkiye'deki fiziki piyasalarda gram altın fiyatları kısa sürede yükseliş kaydetti. Çınar, gram altının önce 7.600 lira seviyesinden işlem gördüğünü, daha sonra 8.250 lira düzeyine kadar çıktığını belirtti.
Çınar, altındaki fiyat hareketinin ardından gümüşte de benzer bir artış görüldüğünü ifade etti. Açıklamasına göre fiziki piyasalarda gümüş fiyatı 155 liraya kadar yükseldi. Çınar, pazar gecesi Asya piyasalarının açılmasıyla ons altın fiyatının da fiziki piyasalardaki hareketi takip edebileceğini dile getirdi.
Altın ve gümüş piyasalarındaki hareketlilik, İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilim ile Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalar birlikte değerlendiriliyor. Küresel emtia piyasalarında ons altın başta olmak üzere değerli metallerin seyri ve gümüş fiyatlarının yönü, hafta başında uluslararası piyasalarda yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE PETROL AKIŞI
Hakan Çınar, enerji piyasalarına ilişkin değerlendirmesinde Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticaret için önemine dikkat çekti. Çınar'ın paylaştığı verilere göre, her gün yaklaşık 20 milyon varil petrol Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bu miktar, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık geliyor.
Çınar, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığında da Hürmüz Boğazı'nın payına ilişkin rakamlar verdi. Buna göre küresel LNG sevkiyatının yaklaşık yüzde 25'i bu boğaz üzerinden gerçekleştiriliyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına ilişkin açıkladığı kararın süresi konusunda ise şu aşamada net bir bilgi bulunmadığını aktardı. Kararın kısa veya uzun vadeli olmasına göre piyasalarda farklı senaryoların gündeme gelebileceğini ifade etti.
BÖLGESEL RİSKLER VE PETROL FİYATLARI İÇİN SENARYOLAR
Hakan Çınar, Brent petrol fiyatı için olası senaryolara da değindi. Çınar'ın verdiği bilgiye göre Brent petrolün mevcut seviyesinin 80 dolar civarında olduğu, Hürmüz Boğazı'nda sürecek bir arz şoku halinde fiyatların daha yüksek seviyelere çıkabileceği ifade edildi.
Çınar, değerlendirmesinde, petrol fiyatlarının 120 dolar ve hatta 150 dolar seviyelerine kadar yükselebileceği bir senaryoya atıfta bulundu. Doğal gaz fiyatlarında ise yüzde 30 ile yüzde 70 arasında bir artışın gündeme gelebileceği olasılığını dile getirdi. Enerji fiyatlarındaki artışın petrol, doğal gaz ve türev ürünlerin maliyetleri üzerinden küresel üretim ve taşımacılık giderlerini etkileyebileceğine işaret etti.
ENERJİ FİYATLARI, MALİYETLER VE ENFLASYON BASKISI
Çınar, enerji fiyatlarındaki olası yükselişin üretim ve nakliye maliyetleri üzerinde etkili olabileceğini söyledi. Sigorta maliyetlerindeki artış, tanker geçişlerindeki risk primi ve navlun bedellerindeki olası yükselişler nedeniyle tedarik zincirlerinde aksama yaşanabileceğini belirtti.
Gıda fiyatlarının da artan nakliye ve üretim maliyetlerinden etkilenebileceği ifade edildi. Çınar, dünya genelinde pandemi sonrasında gündemde olan enflasyonla mücadele sürecinin enerji fiyatları kaynaklı yeni baskılarla karşılaşabileceğini kaydetti. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması halinde küresel ölçekte ekonomik yavaşlama ve resesyon tartışmalarının artabileceği senaryosuna değindi.
TEDARİK ZİNCİRLERİ, TİCARET YOLLARI VE TÜRKİYE'YE ETKİSİ
Hakan Çınar, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek aksaklıkların tedarik zincirlerinde gecikmelere yol açabileceğini, teslim sürelerinin uzaması ve navlun maliyetlerindeki artış nedeniyle şirketlerin daha fazla stok tutma eğilimine girebileceğini belirtti. Bu durumun finansman maliyetleri ve verimlilik üzerinde etkili olabileceğini dile getirdi.
Çınar, Körfez hattındaki risklerin artmasının alternatif ticaret rotalarını gündeme getirebileceğini ifade etti. Karayolu ve demiryolu taşımacılığının daha fazla kullanılabileceği, ticaret yollarında yeniden düzenlemeye gidilebileceği senaryolar üzerinde durdu.
Türkiye açısından değerlendirildiğinde, Çınar, ülkenin enerji ithalatçısı konumuna dikkat çekti. Her 10 dolarlık petrol artışının Türkiye'nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde etkili olabileceğini, döviz kuru üzerinde baskı yaratabileceğini aktardı. Enerji yoğun sektörler arasında yer alan kimya, plastik ve benzeri alanlardaki işletmelerin, enerji fiyatlarındaki artışlardan daha fazla etkilenebileceğini belirtti.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!