Türkiye’nin en büyük dolandırıcılık skandallarından biri olan Çiftlik Bank davasının başrolü“Tosuncuk” Mehmet Aydın, cezaevinden kendi el yazısıyla dikkat çeken bir mektup gönderdi. Avukatı Sevgi Erarslan aracılığıyla kamuoyuna ulaşan mektupta Aydın, Uruguay ve Paraguay’da faaliyet gösterdiğini iddia ettiği Bitcoin üretim tesisinin halen çalıştığını öne sürdü.

“EV HAPSİ VERİN, ÖDEME YAPAYIM”

Aydın, mektubunda 2017 yılında kurduğu Bitcoin tesislerinde yer alan makinelerin hâlâ aktif olarak üretim yaptığını belirterek,ev hapsi uygulanması hâlinde mağdurların zararlarını karşılayabileceğiniiddia etti.

Aydın’ın mektubundan öne çıkan ifadeler şöyle:

“24 Ocak 2017 tarihinde Türkiye'nin en büyük Bitcoin üretim tesisini kurdum. Uruguay ve Paraguay’daki tesislerdeki makineler bugün bile üretime devam ediyor. Adli kontrol şartı olan ev hapsi uygulaması kapsamında tarafıma imkan verilirse, zararları giderme durumum olduğunu bir kez daha yineliyor, tüm mağdurlara ve kamuoyuna duyuruyorum.”

Aydın ayrıca,4.414 mağdurun toplam alacağının 70 milyon 514 bin TL olduğunu, el konulan mal varlıklarının bu tutarın çok üzerinde bulunduğunu ve kayyum atanan üç şirketin toplam156 milyon TL sermayeyesahip olduğunu belirtti.

REKOR HAPİS CEZASI VERİLMİŞTİ

Çiftlik Bank davasında Mehmet Aydın ve ağabeyi Fatih Aydın dahil toplam 20 sanık yargılanmıştı. Mahkeme, Aydın kardeşlere45 bin 376 yıl 6 ayile Türk yargı tarihinin en ağır hapis cezalarından birini verdi.

Skandalın merkezindeki Mehmet Aydın ise 2021 yılında Brezilya’da teslim olmuş, yargılama süreci 2025’te sonuçlanmıştı.

ÇİFTLİK BANK SKANDALI NASIL PATLADI?

2016 yılında kurulan Çiftlik Bank, “sanal çiftlik” mantığıyla yatırımcılara kısa sürede büyük kazanç vaat ediyordu. Ancak şirketin, yeni katılımcıların paralarıyla eski yatırımcılara ödeme yapanklasik bir Ponzi düzeniolduğu ortaya çıkmıştı.

2018 başında sistem çökmüş, şirket varlıklarına el konmuş ve yüz milyonlarca liralık kayıp gün yüzüne çıkmıştı. Binlerce kişi mağdur olurken, Aydın yurt dışına kaçmış ve uzun süre firari olarak aranmıştı.

SONUÇ

Mehmet Aydın’ın cezaevinden gönderdiği mektup, “mağdurların zararlarının ödenmesi” konusunu yeniden gündeme taşıdı. Ancak iddiaların gerçekliği, tesislerin mevcut durumu ve ödeme kapasitesi hâlâ netlik kazanmış değil. Ev hapsi talebiyle ilgili kararın nasıl şekilleneceği merak konusu.