İzmir’in Balçova ilçesinde 3 polis memurunun şehit olduğu karakol saldırısına ilişkin davada sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. İzmir 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, saldırıyı gerçekleştiren 16 yaşındaki Eren Bigül’ün ifadeleri dikkat çekti. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Eren Bigül, 8 Eylül’de İzmir’in Balçova ilçesindeki polis merkezine düzenlediği saldırıda 3 polis memurunu öldürdü. Saldırıda yaralı olarak yakalanan Bigül, mahkemede verdiği ifadede dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
SALDIRININ DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI
Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi’nde geçen yıl 8 Eylül günü saat 09.00 sıralarında yüzünde maske ve elinde pompalı tüfekle Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği’ne giden Eren Bigül, nöbet kulübesine ateş açtı. Burada görevli polis memuru Hasan Akın şehit oldu. Silah sesleri üzerine merkezde görevli polisler saldırgana müdahale etti. Çatışmada 1’inci sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memuru Ömer Amilağ şehit oldu, saldırgan yaralı olarak yakalandı.
“DEAŞ İLE BAĞLANTIM YOK AMA SEVİYORUM”
Duruşmada savunma yapan Eren Bigül, şu ifadeleri kullandı:
“Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmedim. Silahlı terör örgütüne üye değilim. Ölenlere bir savunmam yok. Yaralı polisi öldürmeye teşebbüse bir şey demem. Elinden yaralanan polisi bilerek yaralamadım. Bıçak bulunduruyordum, itirazım yok. Etkin pişmanlık istiyorum, indirim istiyorum. DEAŞ ile bağlantım yok ama seviyorum. DEAŞ’ın Türkiye yapılanması hakkında bilgim yok ama faaliyetlerini internetten izliyordum. Bağdadi’nin videolarını izliyordum. Bir paylaşımında, 'Türkiye’ye saldırın' diyordu. O yüzden yaptım. Kimseden talimat almadım.”
Mahkeme başkanının sorularını yanıtlayan Bigül,
“İslam devletine operasyon yapıldığı için çok sinirlendim. Yakınımda karakol vardı. Bu devlet Allah’ın indirdiği hükümlere uymuyor ve İslam devletiyle savaşıyor. İnternette öğrendim. Anne ve babamın düşüncelerimden haberi yoktu, arkadaşlarımın ise vardı.” dedi.
EVDE BOMBA YAPTIĞINI ANLATTI
Bigül, ifadesinde evde bomba yaptığını belirterek,
“Oturup nasıl yaparım diye düşünüp, bomba yapıyordum. Çünkü internette yapımı pek yok. Olayda kullanmak için yapmayı düşündüm. Ağustosta bir şeyler yapmaya karar vermiştim ama nereye yapacağımı bilmiyordum. Aklıma fuar geldi, barlar geldi ama keşif yapmadım. Gece bir şeyler yapacaktım ama uyuyakalmışım. Sabah uyanıp daha önceden hazırlamış olduğum çantamı alıp dışarı çıktım. Sonra saldırmaya başladım. Elinde silah olmayan kimseye ateş etmedim. Olay günü ve saatini özel olarak seçmedim. Sosyal medya paylaşımlarını ağustos ayında planlamıştım. Ailemin hiçbir ilgisi yok, zaten onlar da kafir.” ifadelerini kullandı.
AİLE VE MAĞDURLARIN BEYANLARI
Sanığın babası Nuhver Bigül, “Bunları söylerken utanıyorum. Oğlumun böyle bir şey yapacağını bilseydim engel olurdum. Anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ama terörist düşüncede olduğunu bilmiyordum” dedi.
Anne A.B. ise suçlamaları reddederek, “Çocuğumun işlediği bu suçtan dolayı çok utanıyorum. Oğlumu DEAŞ videoları izlerken gördüm ve ona kızdım, uyardım. Evde kar maskesi takardı, özel harekatlara çok özenirdi. Silah kullanmayı babası öğretti” ifadelerini kullandı.
Saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı, “Çocukta hiçbir pişmanlık belirtisi yok. Beni vururken, 'tekbir' getirerek bağırdı” dedi.
Şehit polis memuru Hasan Akın’ın eşi Şule Akın ise, “Eşim polis olduğu halde görev silahını kasada saklardı. Sanığın babası bu yaşta nasıl silaha teşvik etmiş?” ifadelerini kullandı.
DAVADA SON DURUM
Savcı, Eren Bigül dahil 13 sanık için 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 261’er yıla kadar hapis cezası talep etti. Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken, Eren Bigül hakkında Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına hükmetti.
Duruşma 28 Temmuz tarihine ertelendi.






Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın